Çocukları korumanın en etkili ve ucuz yöntemi

..

Yrd. Doç. Dr. Önder Kılıçarslan, aşının bebek ve çocukları korumanın en etkili ve ucuz yöntemi olduğunu söyledi. 
Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Önder Kılıçarslan, bebek ve çocuk sağlığında önemli bir faktör olan aşı ve aşının yararları hakkında açıklamalarda bulundu. 


Aşılamayı temiz su kullanımından sonra insan hayatına kazandırılmış en önemli ve en değerli toplum sağlığı aracı olarak nitelendiren Yrd. Doç. Dr. Kılıçarslan; aşılama ile bebek ve çocuklarda korunabilir hastalıkların ortaya çıkmasının engellendiğini, bu hastalıklardan kaynaklanan ölüm, sakatlık, iş ve okul gücü kayıplarının önlenerek tüm toplumun sağlığının korumasının amaçlandığını vurguladı. Günümüz şartlarında çocukları hastalıklardan ve hastalıklara bağlı oluşabilecek sorunlardan koruyan en etkili ve ucuz yöntemin aşı olduğunu dile getiren Kılıçarslan; aşılama ile dünya genelinde yılda 3 milyon çocuğun hayatının kurtulduğu, 2 milyon çocuğun ise aşılanamadığından dolayı ölümcül hastalıklarla karşı karşıya kalabildiğini ifade etti.



“Rutin ya da özel aşıların hepsi çocuklarımıza yapılmalı”


Ülkemiz için rutin aşı takvimi adı altında, yeni doğan döneminden itibaren hepatit B, tüberküloz (verem), difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, menenjit, zatüre, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve suçiçeği aşısı olmak üzere 13 hastalığa karşı aşı uygulaması yapıldığı bilgisini veren Yrd. Doç. Dr. Önder Kılıçarslan; bunların yanı sıra bazı hastalıklara karşı, halkımızın kendi imkanları ile temin edebilecekleri özel aşılar olduğunu ifade etti. Her aşının etkisinin güçlü olabilmesi ve hastalıktan koruyabilmesi için uygun aşılama zamanları ve sürelerinin Sağlık Bakanlığı’nca belirlediğini kaydeden Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, rutin veya özel aşıların hepsinin yapılması yönünde açıklamada bulundu. 


Aşıların, 4 fazdan oluşan uzun araştırmalar sonucu kullanıma sunulduğuna dikkat çeken ve aşıların piyasaya sürüldükten sonra istenmeyen etkiler açısından yakından takip edildiğini dile getiren Kılıçarslan, aşıların yan etkisi olmadığı yönünde açıklama yapmanın ise mümkün olmadığını ifade ederek “Elbette ki her kimyasal gibi aşıların da bazı yan etkileri vardır. Sıklıkla görülenler; aşı yerinde şişlik, kızarıklık ve ağrıdır. Diğer ciddi yan etkiler ise; hastalığın kendisi ile karşılaştırıldıklarında göz ardı edilebilecek kadar nadir ve hafif görülürler” şeklinde konuştu. 



“Aşıların faydaları saymakla bitmez” 


Aşıların faydalarının saymakla bitmeyeceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Önder Kılıçarslan; “Dünyada artık aşı sayesinde çiçek hastalığı yoktur. 1998 yılından itibaren ülkemizde çocuk felci hastalığı saptanmamıştır ve bu konuda ülkemiz sertifika ile onurlandırılmıştır. Yenidoğan tetanozu da artık görünmemektedir. Son yıllarda Avrupa ve Amerika kızamık ile savaşırken uygun aşılanma oranımız sayesinde 2016 yılında sadece 9 kızamık vakası bildirilmiştir. Aşılama ile Rota virüse bağlı ishal ve suçiçeği hastalığı çok hafif geçmekte ve bu hastalıklara bağlı hastane yatış oranları azalmıştır” diye konuştu. Uygun aşılanma ile zatürre, menenjit, siroz-karaciğer kanseri , karaciğer yetmezliği, siğilrahim ağzı kanseri (HPV) ve birçok ölümcül hastalığın da engellenebildiğini sözlerine ekledi. 



“Aşılama asla bireysel düşünülecek kadar basit bir konu değildir” 


Aşıların gecikmesi veya yapılmaması durumunda koruyucu özellikleri ile faydalarının son bulacağının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi; bu durumun unutulmuş hastalıkların tekrar ortaya çıkmasına, salgınlara, hatta sakatlık ve ölümlere yol açacağını belirtti. Aşılamanın asla bireysel düşünülecek kadar basit bir konu olmadığına vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Kılıçarslan; toplumsal etkilerinin hesap edilmesi gerektiğini dile getirerek “Aşılanma sadece aşı olan kişiyi değil, aşı yaptırmak isteyen ancak aşı yaptıramayan küçük bebekleri, yaşlıları, hamileleri, kanser olup kemoterapi alan hastaları da korumaktadır. Bir toplumun bir hastalıktan korunabilmesi için o toplumun belli oranda aşılanması gereklidir. Bu oranın altında aşılanma olması durumunda o toplumdaki aşılanamayan kişiler için tehlike çanları çalmaya başlar” ifadelerini kullandı.



“Çocuğa tek seferde birden çok aşı yapmanın hiçbir zararı yoktur” 


Gündelik hayatımızda vücudumuza çeşitli yollardan savunma hücrelerimizi uyarıcı çok sayıda madde girişi olduğuna dikkat çeken Kılıçarslan; aşıların bu maddeler ile kıyaslandığında çok daha masum olduğunu ifade ederek çocuğa tek seferde birden fazla aşı yapmanın hiçbir zararının olmadığını dile getirdi. 



“Aşıda 'Civa-Otizm' iddiası bilimsellikten uzak” 


Civalı aşıların otizm yaptığı yönündeki yanlış algılara değinen ve bu iddianın 1998 yılında yayınlanan bir makale yüzünden ortaya çıktığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Kılıçarslan, makalenin bilimsellikten uzak olduğunun altını çizdi. Aşı-otizm ve civa-otizm arasında ilişkiyi inceleyen binlerce araştırma sonunda bu konuda herhangi bir ilişkiye rastlanmadığını vurgulayarak; aşılar içerisinde bulunan ve zararlı oldukları iddia edilen alüminyum, civa, thiomersal gibi maddelere gündelik hayatta yiyecekler veya içecekler vasıtasıyla maruz kaldığımızı ve bu maddelerin aşılarda oldukça düşük miktarda yer aldığını kaydetti. 
Son yıllarda ülkemize giriş yapan çok sayıda mültecinin, aşı takibinin kayıt altına alınmasının önemli olduğunun ve bu konuda yaşanacak bir sıkıntının bulaşıcı hastalıklar başta olmak üzere ciddi sağlık problemleri ile karşı karşıya bırakacağını belirten Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda çalışmaları olduğunu anımsatarak, “Mülteci kayıt işlemini takiben adrese bağlı olarak aile hekimlerimiz aşılar dahil, gerekli koruyucu sağlık hizmetlerini misafirlerimize ulaştırmaktadır” dedi.

“Kulaktan dolma bilgilere hemen inanmayın” 
Aşı karşıtlarının ortaya çıktığı ve itibar gördüğü her dönemden sonra ciddi salgınlarla karşı karşıya kalındığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Önder Kılıçarslan, açıklamasını; “ Ailelerimiz internetten, sosyal medyadan, televizyondan elde edilen, bilimsellikten uzak kulaktan dolma bilgilere hemen inanmasınlar. Çocuklarımızın sağlığı için, toplumsal sağlımız için bilimsel verilere, aşı konusunda uzmanlaşmış hekimlerimize ve aşılara güvensinler. Özelikle bu konuda çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimlerinin ve aile hekimlerinin doğru, güvenilir ve bilimsel bilgileri halkımıza vereceklerini düşünüyorum. Biz de Düzce Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı olarak; ailelerimize her türlü bilgi ve desteği vereceğimizi, çocuklarımızı sağlam bir gelecekten mahrum bırakmamak adına ailelerimizin ve aşıların yanında yer alacağımızı belirtmek istiyorum” ifadeleriyle sonlandırdı.

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0
DÜZCE HAVA DURUMU