AY GÜNDEM KONULARINI ANLATTI

..

Düzce Baro Başkanı Av. Azade Ay, Barolar Birliği’nin başındaki Türk kelimesinin kaldırılmasının adaletin tecellisinde sıkıntı doğuracağını savundu, çocuk istismarı konusunda çözümün eğitimden geçtiğini söylerken, arabuluculuk sisteminin çözüm odaklı olmadığını vurgulayarak uzlaşma sisteminin avantajlarını anlattı.

 

 

Baro Başkanı Av. Azade Ay televizyonumuzda yayınlanan Gündem programına konuk oldu.

Türkiye Barolar Birliği'nin başındaki 'Türk' ifadesinin kaldırılması konusunda Ankara’da yapılan toplantıyı anlatan Ay “ duruşumuzu gösterdik” derken,  Türk kelimesinin kaldırılması ortaya atılırken, sonuçlarının düşünülüp tartışıldığından emin olmadığını dile getirdi. Farklı görüşlere sahip olan avukatları birleştiren temel unsurun hukukun üstünlüğü olduğunu vurgulayan Ay, yıllardır ülkede adalet mücadelesi verildiğini belirtti.

Ay, “ Bu ülkede vatandaşa çıkıp sorsak halkın yüzde 80’i adaletin geç gelmesinden sıkıntılı olduklarını, bu yönde güvenlerinin bulunmadığı yönünde söylemler karşılaşırız, adaletin tecelli etmesi bağımsız yargının ne denli güçlü olduğundan kaynaklanır. Savunma ne kadar güçlüyse bağımsız bir yargıdan bahsedebiliriz. Adaletin gerçekten insan onuruna, demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe uyumlu şekilde gerçekleşeceğini kabul edebiliriz. Türkiye kelimesinin kaldırılmasında varılmak istenen sonuç küçük barolarsa, o zaman gerçekten adaletin tecellisi sıkıntı doğurur. Güçsüz bir baro, güçsüz avukat sonucunu doğurur. Bağımlı bir savunmayı yaratacaktır. Bağımlı bir savunma varsa bu ülkede, adaletten bahsedemeyiz.” Dedi.

Cinsel istismar suçlarının temelinin eğitimden geçtiğini dile getiren Ay, “ çözülemeyen bir şey, eğitim sistemimizde bir sıkıntı  var” derken, çözümün eğitimden geçtiğini, istismar faillerinin bu işi gizli kalacak düşüncesiyle yaptığını bu yüzden sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Ay, “ Biz aile ile ilişkiyi sürdürelim istiyoruz ama, aileye bu eğitimi verebiliyor muyuz. Nizye uyuşturucu dosyaları bu kadar çok. Niye bu kadar gencimiz uyuşturucu müptelası oluyor, niye AMATEM var. Bunları hiç düşündük mü. Niye Avrupa ülkelerinde bu suçlar işlenmiyor. Ahlak olarak yozlaştık mı, neler yapmamız gerekir, benze masaya bu yatırılmalı. Cinsel istismar dosyalarında çıkartın bir kanun , cezaları 3 katına çıkartın. Bu sorunu çözmüyor. Çünkü bu işin faili bu işin gizli kalacağını düşünüyor. Biz toplum olarak, çocuğumuz istismara maruz kaldığı zaman kimse duymasın, çocuğum lekelenmesin diye saklıyoruz.Kadınlarımızda böyle, tecavüze tacize uğruyor, eşi babası tarafından dövülüyor sesimizi çıkartmıyoruz, namus perdesinden bakıyoruz, kadının suçu ne burada. “şeklinde konuştu.

Son günlerde hayatımıza giren Arabuluculuk konusunda da açıklamalarda bulunan Ay, sistemde bazı kopukluluklar olduğunu söylerken, iki taraf arasındaki görüşmelerde avukat bulundurma zorunluluğu getirilmesi gerektiğini, sistemin biraz daha rahatlayacağını savundu. Ay, daha ekonomik daha süratli ve daha çözüm odaklı bir sistemden söz etti ve uzlaşmayı anlattı.

Avukatlık kanununda uzlaşma maddesi olduğunu söyleyen Ay, “ Bu uzlaşmada davayı açtığınızda, ilk duruşma günü gelmeden önce avukatınız aracılığı ile karşı tarafa uzlaşma teklifinde bulunabilirsiniz. Karşı tarafın uzlaşmaya mutlaka bir avukatla gelmesi gerekiyor. Bu görüşmeden çıkacak sonuç ilam niteliğinde oluyor, direk icraya verebiliyorsunuz, arabuluculuktaki gibi şerh koyma da yok, hem çok maktu ücrete tabi, aynı zamanda baro olarak uzlaştırma odası kuruyoruz. Meslekte 10 yılını doldurmuş avukatların, herhangi bir sertifikaya ve eğitime tabi tutulmadan uzlaştırmacı avukat olarak atayabiliyoruz.” Dedi. 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0
DÜZCE HAVA DURUMU