AŞI REDDİ NEDEN ARTIYOR

..

Hürriyet' te Meltem Özgenç' in "Aşı reddinde büyük tehlike: Kızamık salgını patlayabilir" başlıklı haberini aşağıda okuyabilirsiniz (1).

Aşı tartışmaları ve aşı reddindeki artış sadece bizim ülkemize mahsus bir durum değil, başta USA olmak üzere dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde aşı reddinin boyutları giderek artıyor (2, 3, 4, 5).

Aşı reddi ve aşı reddindeki artışın birçok sebebi olduğunu düşünüyorum:

BİR: Aşılar hakkında tam ve doğru bilgilendirmeden kaçınılması, aşıların yüzde 100 etkili ve yüzde 100 emniyetli olarak sunulması (Hiçbir aşının yüzde 100 etkili ve emniyetli olması mümkün değildir).

İKİ: Aşıların aralarında hiçbir ayırım yapmadan tümünün aynı kefeye konması (Hiçbir aşı diğeri ile kıyaslanamaz, her aşı ayrı ayrı değerlendirilmelidir).

ÜÇ: Her yeni çıkan aşının mutlaka uygulanması gereken "olmazsa olmaz aşı" diye dayatılması.

DÖRT: Aşıların, toplumda korku ve paniğe yol açacak ifadelerle savunulması.

Unutmayalım ki, dünya çapında salgın olacak, birkaç milyar insan hastalanacak, on milyonlarca insan ölecek diye küresel çapta korkutma kampanyaları düzenlenen domuz gribi salgınında hükumetlere fahiş fiyatla satılan ve halka bedava sunulan aşıların zorla ancak yüzde 10' u uygulandı, kalanı çöpe gitti.

BEŞ: Aşı taraftarlarının, aşılar hakkındaki şüphelerini bilimsel delilleriyle dile getirenleri bile kategorik olarak "aşı karşıtı" olarak etiketlemeleri.

Bu, "Bu elmada tarım ilacı var, sağlığınıza zarar verebilir" diyenleri elma hatta meyve karşıtı ilan etmekten farksızdır.

ALTI: Aşı tavsiye eden kurumların (CDC, WHO gibi) tıp endüstrisi tarafından maniple ediliyor olması: CDC' nin daha etkili dediği aşıyı (FluMist) daha sonra etkisiz ilan etmesi, CDC Başkanı' nın endüstriyle ilişkileri ortaya çıkınca istifa etmesi, WHO' nun domuz gribi salgınındaki rezillikleri... gibi.

YEDİ: Tıbbın ticarileşmesi, aşı taraftarlarının aşı şirketleriyle menfaat münasebetlerinin olduğunun bilinmesi.

Gelelim neticeye

Aşıları kategorik olarak desteklemek de karşı çıkmak da aynı şekilde yanlış ve tehlikelidir.

Her aşı, ticari bir ürün oldukları hakikati unutulmadan ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Toplum tam ve doğru olarak bilgilendirilmeli, gerçekler saklanmamalıdır.

Aşıları hiçbir menfaat gözetmeden samimiyetle savunanlara korkutma kampanyalarının aşılanmayı değil tam aksine aşı reddini teşvik ediyor olabileceğini de hatırlatırım.

Kaynaklar:

1. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/asi-reddinde-buyuk-tehlike-kizamik-salgini-patlayabilir-40788627

2. http://fortune.com/2017/02/16/donald-trump-autism-vaccines/

3. http://www.dailymail.co.uk/news/article-4238306/Robert-Niro-questions-vaccine-safety.html

4. https://www.thelocal.de/20170113/german-children-insufficiently-vaccinated-against-measles

5. https://edition.cnn.com/2017/06/06/health/vaccine-uptake-incentives/index.html

***

Hürriyet' te Meltem Özgenç' in haberi:

Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı reddinin 23 binlere çıktığını belirterek, “Bunun sonuçları giderek ağırlaşıyor. Aşı olan çocuklarda da kızamık görülmeye başlandı. Yaklaşık 15 yıldır böyle bir tablo ile karşılaşmamıştık. Aşı reddi 50 binleri bulursa Türkiye’de salgın meydana gelebilir” uyarısında bulundu.

Ceyhan Hürriyet’e şunları söyledi:

KATLANARAK ARTIYOR

“Özellikle çocukluk çağı aşılarında ciddi sıkıntı yaşamaya başladık. 2017 yılında 23 bin kişi, çocuğuna aşı yapılmasını reddetti. Bu aşılar arasında kızamık, kızamıkçık, kabakulak, difteri, boğmaca, çocuk felci, menenjit aşıları bulunuyor. Aşıyı reddedenlerin sayısı 50 bine çıkarsa Türkiye’de ciddi bir kızamık salgını meydana gelebilir. Bu sayıya ulaşmak da bu gidişle hiç de zor değil. 2011’de aşı reddi 183’ken, 2013’te 980, 2015’te 5 bin 400, 2016’da 12 bin oldu. Yani insanlar aşı konusunda yalan yanlış konuşmaya devam ederlerse, rakam katlanarak artacak, karşımıza salgın olarak çıkacak.”

AŞI YAPTIRANLAR DA TEHLİKEDE

“Çocuğuna aşı yaptırmamayı özgürlük olarak görenler var. Bu karar aşı yaptıran aileleri de maalesef etkiler hale geldi. Çünkü hiçbir aşı tek başına yüzde yüz korumaz. En yüksek korumaya sahip olan kızamık aşısı bile yüzde 98 korur. 2017 yılında 85 çocukta kızamık vakası görüldü. Bunların 4’ü aşılanmıştı. 2018’in ilk üç ayında kızamık vaka sayısı 44’e ulaştı. Üstelik bu çocukların 3’ü aşılanmıştı. Yani artık aşı yaptıran çocuklar da tehlikede. Yaklaşık 15 yıldır böyle bir tablo ile karşılaşmamıştık. Bu durum bizi korkutmaya başladı. Bu çocukların hastalığa yakalanmaması için hastalık etkeninin toplumda dolaşmaması gerekir. Yüksek oranda aşılarsanız çocukların hasta olma ihtimali neredeyse yok olur.

100 ÇOCUKTAN 20’Sİ ÖLÜR

Salgın meydana gelirse geçmiş veriler şunu gösteriyor ki, her kızamık geçiren bin çocuğun 100’ü hastaneye yatacak. Bu çocukların yaklaşık 20’si ölecek, 30’unda beyin hasarı meydana gelecek. Aşı konusunda artık ciddi bir bilinçlendirme şart. Çünkü Türkiye’de zorunlu aşılama yok. Belki artık zorunlu aşı uygulaması tartışılabilir. Aşının aleyhinde insanlar her yerde konuşamamalılar. İnsanların artık bu sorumluluğu hissetmeleri lazım. Batı ülkelerinde de çok yerde zorunlu değil, ancak yaptırmayanlar yalan yanlış konuşmuyorlar.”

NEDEN REDDEDİYORLAR

Bazı aşılarda etki artırıcı olarak alüminyum bulunuyor. Bazı uzmanlar bunun sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyor. Uzmanların büyük bölümü ise aşılardaki alüminyum düzeyinin insan sağlığını etkilemeyecek kadar düşük seviyede olduğunu belirtiyorlar.

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0
DÜZCE HAVA DURUMU