Bilimsel açıdan aşının zararlı olduğu kanıtlanmasa da, bu iddialara inanan pek çok insan mevcut. Bu sebeple bazı aileler çocuğuna aşı yaptırmamakta. Geçmiş yıllarda enfeksiyon ve bulaşıcı hastalıklardan milyarlarca insan hayatını kaybetti. Veba, kolera gibi salgınlar sebebiyle birçok ülke yok olma noktasına geldi. Birçok çocuk şimdiler de önemsenmeyen kızamık sebebiyle yitip gitti. 17. yüzyılda aşının bulunmasıyla her şey değişti. Fakat aşı hakkındaki “Yararlı mı, yoksa zararlı mı?” tartışmaları hâlâ bitmedi. Bilimsel olarak zararlı olduğu kanıtlanamasa da bazı kişiler tam tersi görüşte. Dünyada bazı aileler, zararlı olduğunu düşünerek çocuklarına aşı yapılmasına karşı çıkmakta. Ebeveynlerin yanı sıra bazı hekimler de aynı tezi savunmakta. Bilim adamlarının aksini iddia eden komplo teorisyenleri ise, aşıların kalıtsal hastalıklara sebep olduğu kanısında. Amerikalı Nöroşirürji uzmanı Dr. Russell Blaylock’a (71) göre, ani çocuk ölümlerinin yüzde 70’i difteri, tetanos ve boğmaca aşısı yapılmasından kaynaklanıyor.

NEDİR BU AŞI?  
Hastalıklara karşı bağışıklık kazanmak için vücuda verilen mikrobun taklidi ya da bizzat kendisine aşı denir. Mikrobun enjekte edilmesiyle vücut, hastalıklara karşı hazırlıklı hâle getirilir. Bu sayede, mikrobun kendisiyle karşı karşıya kaldığında daha güçlü bir şekilde yanıt verir. Günümüzde anne karnındaki bebeğe bile aşı yapılmakta. Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı’nın çocukluk çağı aşı takviminde Hepatit B, verem, KKK (Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak) , çocuk felci, suçiçeği başta olmak üzere toplam 10 aşı yer almakta. Eğer aileler çocuklarına zorunlu aşıları yaptırmazsa, Sağlık Müdürlüğü tarafından haklarında dava açılıyor. 

DE NİRO SAVAŞ AÇTI
ABD’li ünlü aktör Robert De Niro da aşıyı kabul etmeyenler arasında. Hollywood yıldızı, Washington’da katıldığı bir panelde ABD’deki çocuk aşılarının güvenilirliğinden şüphe ettiğini söyledi. De Niro, çocukluk çağında uygulanan ve KKK aşılarında cıva bazlı koruyucu madde “timerosal” kullanımının olduğunu iddia etti. Oğlu Elliot’ın timerosal içeren KKK aşısı yapıldıktan sonra otizme yakalandığını ileri sürdü. Aşıların araştırılmasını istediğini söyleyen aktör, bu konuda “gerçeği yazacak” gazetecilere 100 bin dolar ödül vereceğini belirtti.

Prof. Dr. Önder Ergönül:
Canan Karatay sendromu gibi
Ziyneti Kocabıyık - Doktorlar iddiaların aksine, aşı yapılmazsa ölüm riskinin daha fazla olduğu kanaatinde... Türkiye gazetesi olarak Robert De Niro’nun bu iddialarını araştırdık. Türkiye’de bulunan bu konudaki uzman kişilerin görüşlerini aldık. Söylentilerin gerçeği yansıtmadığını belirten Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, “Kızamık aşısının otizme yol açıp açmadığı geçmişte çok tartışıldı. Bu konu ile ilgili 1998 yılında Dr. Andrew Wakefield ve arkadaşlarının yazdığı bir makale yayınlandı. Olay dünyada yaklaşık 10 sene tartışıldı. Bilimsel araştırmalar yapıldı ama aşıların otizme yol açtığını kanıtlayan bir veri ortaya çıkmadı. Araştırma ve tartışmaların sonunda da bu iddiayı ortaya atan Dr. Wakefield, meslekten men edildi ve görevini suistimal etmek ve etik olmamakla suçlandı. Şunu sormak lazım ‘Robert De Niro bilim çevrelerinde tartışılmış ve bitmiş bu tartışmaları neden açıyor?” Canan Karatay Sendromu diyoruz buna. Sanki halkın savunucuymuş gibi yapıyorlar ama aslında bir şekilde kendilerini popularize etmek için hurafeleri piyasaya sürüyorlar. Otizm zaten toplumda çok nadir görülen bir hastalıktır. Çok çeşitli sebeplere dayanır. Anne karnından itibaren birçok şeye maruz kalıyoruz. Hepsini bir kenara atıp aşıya yüklenmenin bilimsel bir gerçekliği yok. Eğer anne baba aşı yaptırmazsa, çocuğunu, çok daha geniş kitleleri etkileyen ölümcül enfeksiyon hastalık tehlikesine maruz bırakabilir. Çocuğun çocuk felci olup sakat kalması, kızamık, difteri, boğmacadan ölmesi daha mı iyi olur? İnsanlık enfeksiyon hastalıklarını aşı ile engellediği için daha uzun yaşayabiliyor” şeklinde konuştu.

DOKTORUNUZU DİNLEYİN!
19 ölümcül hastalıktan koruyor
Prof. Dr. Metehan Özen: Aşı sayesinde hastaneye yatacak, sakat kalacak veya hayatını kaybedecek birçok vakayı engelliyorsunuz.
Fikirlerine başvurduğumuz Acıbadem Üniversitesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Başkanı Prof. Dr. Metehan Özen de, aşının yararlı olduğu kanısında. Dr. Özen’e göre, “İskandinavya’da yapılan çalışmalarda aşılı olanlarla olmayanlar arasında otizm görülme sıklığı araştırıldı ve hiçbir fark olmadığı görüldü. Aşı yaptığınızda, difteri, boğmaca, kızamık, kızamıkçık ve tetanozdan milyonlarca çocuğun hayatını kurtarıyorsunuz. Aşı sayesinde hastaneye yatacak, sakat kalacak veya hayatını kaybedecek birçok vakayı engelliyorsunuz. Bu konu özellikle Hepatit B de de çok gündeme geldi, senelerce tartışıldı ama tıp dünyasını inandıracak bir sonuç ortaya çıkmadı. Dünyadaki enfeksiyon hastalıkları ile ilgili çalışmalar yapan en önemli kurum CDC (Hastalık Koruma ve Kontrol Merkezleri) yayınladığı yazıda, bu konu ile ilgili bilimsel bir kanıt bulunamadığı vurgulandı” ifadelerini kullandı.

“D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ DAHA ÖNEMLİ”
Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Öner ise, şöyle konuştu: Beyindeki bir takım elektriksel problemler sebebiyle çocuğun çevresiyle iletişiminin asgari düzeye indiği otizmin sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık altyapısı üzerine çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Örneğin otistik çocukların büyük bir bölümünde D vitamini mekanizmasının bozuk olduğu gösterilmiştir. D vitamini eksikliği olanların tamamında otizm bozuklukları görülmese de bu durumun riski artıran bir faktör olduğu ifade ediliyor. Özellikle kızamık, kızamıkçık, boğmaca gibi aşıların otizm yaptığına ilişkin haberleri spekülasyon olarak nitelendiriyorum. Bu konuda hiçbir kanıt olmadığı gibi, sözü geçen hastalıklar sebebiyle çocukta kalıcı hasarlar oluşması ya da kaybedilmesi riski çok daha yüksektir.