İLTİCA TEKLİFİNİ KABUL ETMEMİŞ

...

 FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası hakkında yakalama kararı çıkarılan ve yurt dışına kaçan İsmail Çolak, itirafçı olmak istediğini beyan ederek teslim oldu. Çolak bugün adliyeye çıkartıldı.Çolak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
 

 

FETÖ Terör Örgütü’nün 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan ve bir dönem Bolu Dağı’nda ki İsmail’in Yeri isimli ünlü et lokantasının sahibi İsmail Çolak’ın, Finlandiya’ya kaçtığı tespit edilmişti.

Çolak, geçtiğimiz gün itirafçı olarak teslim olmak istediğini Türk makamlarına aktardı. Talebin kabul edilmesi üzerine İsmail Çolak uçakla geldiği İstanbul Havalimanı’nda göz altına alındı. Düzce İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edilen Çolak, emniyette ki sorgusunun ardından bugün adliyeye çıkartıldı.Çolak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Çolak'ın mahkemeye verdiği ifadeler de ortaya çıktı. Örgüte patates soğan gibi yardımlarda bulunduğuna dair şaşırtıcı ifadelerde bulunan Çolak, iltica teklifini devlete sırtını dönmemek için kabul etmediğini söyledi.

İşte Çolak'ın ifadesi:

Ben bu örgüte üyelik yapmadım. Lokanta işletmecisiyim. 1994 yılında Fetullah Gülen Bolu Dağı'ndaki işletmeme gelip yemek yedi. O ziyaret sonrasında benim işletmem değer gördü, cemaatin üyeleri Gülen orada yemek yedi diye benim işletmeme gelmeye başladı. Daha sonra beni sohbetlere ziyaret ettiler, ama ben Düzce'de hiçbir zaman sohbete katılmadım.

İmkanım olmadığını söyledim, reddettim. Sürekli baskı altında tuttular, her geldiklerinde destek istediler. Ben de para olarak yardım edemeyeceğimi söyleyerek patates, soğan vereceğimi belirttim. Daha sonra Düzce'deki yurda, haftada birer çuval patates ve soğan bıraktım.

İl imamları benim oraya yemeğe geliyordu, para desteği istiyorlardı. Para verecek imkanım yoktu. Para istenecek diye sohbetlere gitmedim.

17-25 Aralık operasyonlarını kendisine sorduğumda devletin yanlış yaptığını, haksızlığa uğradıklarını söyledi. Orada kendisinden soğudum, 'daha gelme' dedim. Daha sonra tekrar gelmeye başladı ve 15 Temmuz'dan çok önce bir gün, 'Abi senin yurt dışına çıkman lazım' dedi. Niye diye sordum, 'Operasyon yapılacak, ister istemez sen de tutuklanırsın' dedi. Dikkate almadım, tekrar geldi, tekrar söyledi. Devlet de bana baskı yaptı, iş yerimin otoparkını falan kapattı. Ben de 2-3 günlüğüne Etiyopya'ya gitmek istedim. Örgütün Etiyopya sorumlusu gelmişti benim dükkanıma, o işleri halletti. En son gittim Etiyopya'ya.

Etiyopya'ya gittim, oradaki arkadaşlar beni geri göndermedi. Israr ettiler, gitme dediler. Ben de 2-3 ay sonra darbe olduğunu Etiyopyalı bir adamdan öğrendim, televizyondan gördüm. Daha sonra 4-5 ay daha orada kalıp Tanzanya'ya geçtim. 7 ay da orada kaldıktan sonra Hollanda'ya, 2017 ramazanından sonra Polonya'ya gittim. En son 2018'de Türkiye'ye gelmek istedim, avukatıma söyledim. Oradakiler bana 'İltica et, Almanya ve Hollanda'ya geç yaşa, bu suçtan yargılanan kişilere bu ülkeler ev ve bakım parası veriyor.' dediler. Ben devletime sırt çevirmek istemedim, ilticayı kabul etmedim. Kendi ülkemin adaletine güvenip geldim. Ben işimden evime zor gidiyordum. Sadece bu cemaate değil, diğer kurumlara da yardım ediyordum. Benim bu söylenenleri yapmam mümkün değil. Himmet, burs vermedim, para istemedim, vermedim. Bu örgüte sadece patates, soğan verdim.

Çolak, heyetin 'Başka anlatacağın bir şey var mı?' sorusu üzerine "Ben iltica edebilirdim, etmeden buraya geldim. ByLock kullanmadım, Türkiye'de akıllı telefon kullanmadım. İfade edilen telefon numarası, Bolu Dağı'ndaki iş yerime aittir. Oraya gelen cemaat mensupları oradaki internete bağlanıp ByLock'a giriş yapmış olabilir. Okunan içerikler bana hiçbir şey hatırlatmadı.

 

 

 

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

  • Yorumlar1
  • Onay Bekleyenler0
DÜZCE HAVA DURUMU