Karakter Boyutu :
FARUK CAYMAZ

KÜRESEL TERÖR,ve İSTİSMAR ÖLÜ GELECEK YARATIYOR!

24 Kasım 2016 - 14:41

Dünya sağlık örgütü verilerine göre savaş ortamında doğan çocukların dünya çocuk doğumlarına oranı 8 de 1 i.Yani her doğan sekiz çocuktan biri savaşın ölümcül etkisi altında dünyaya geliyor.

Batı dünyasının kendi geleceği için yaratmış olduğu metabolizma, dünyanın diğer gelişmemiş ve gelişmekte olan olan ülkeler üzerinde yığınağını ,her gün biraz daha biriktiriyor.

Ortadoğu’nun dinler tarihi başlangıcındanbu yana, bitip tükenmeyen kan ve gözyaşı ortamı, çevresini saran diğer komşu ülkeleri de sarmış, almış durumda.

Terör yaratıcılarının ellerini ovuşturarark ve kıs kıs gülerek verdikleri pozlarla dünya geleceğinin de hakkından gelmiş olacaklarının verdiği sevinçle savaş çığırtkanlıklarına devam etmeleri korkunç bir gerçek.

Son Suriye iç savaşınına dikkat edin öldürmüş olduklarını saymıyorum başka yerlere göç etmelerine sebep oldukları insan sayısı 5 milyonu geçmiş durumda.

Çoğunun şu anda ne barınacak yeri ne de yiyecek ekmekleri var.

Kimi göçmen olmak için kıyılarımızda can verirken kimi kaçak olarak kamyonlarda tırlarda veya gittikleri yerde sınırlarda yaşamak için savaş veriyor.

Hem de kaçtıkları savaştan daha beter bir ertesi günü görme umudu savaşıyla.

İşin ilginç olan bir başka boyutu Türkiye dışındaki diğer komşu ülkelerin,kaçak göçmenler için oluşturmuş oldukları “işe yarar-işe yaramaz” gibi bir seçimin içine girmiş olmaları.

Seçimleri veya istekleri ile kabul görme arzuları ne olursa olsun böyle ortamı gören ve yaşayan çocukların büyüklerden daha fazla etkilenmiş olmaları.

Terörün kara ve vicdansız gönlünün yaratmış olduğu ortamın getireceği son, yine terörle beslenecek olanların, bu savaştan kaçan küçücük canların sığınabilecek başka bir yerlerinin olmaması, yarınlarda aynı yerden ekmek yemek için kendilerinin bu sefer gelecekleri için seçimi yapmadan doğrudan doğruya kaos ortamına katılacak olmaları.

Düşündürücü olduğu kadar, sakince hiç karşılanmayacak, “terör”e piyon olacak bu yarının gencecik beyinlerinin, gelecekte bize neye mal olacaklarını tahmin etmek pekte zor olmasa gerek.

Güneydoğuda son günlerde meydana gelen ve Silopi,Cizre,Diyarbakırın Sur ilçesi,Mardin Dargeçitteki olaylar ülkemiz için de aynı vehameti ve acı gerçekleri göstermeye yeter de artar bile.

”İç Savaş” gibi sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ve faili meçhul olarak katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı olayı ,her ne kadar örtbas edilmek istense de görünen o ki bizi ve geleceğimizi de tehlike altına alacak günlerin yaklaşıyor olduğu gerçeği.

Umudu olmayan,çıkarını her şeyden üstün tutan hırsızlığı,çalmayı güzel meziyetmiş gibi algılayacak,terörist olmanın sorun çözer fikirlerine kapılacak genç zihinlerin kimseye yararı olmayacaktır.

Orta Doğuda eksik olmayan “yerel terör”ün “Küresel Terör”haline çevirmeye çalışan sözümona gelişmiş(!), kendilerini dünyanın kim yanlarının kendilerine aitmiş gibi davranan zihniyetlerin, geleceğimizi de tıpkı yine kendilerinin oluşturmuş oldukları gelecek dünyasının fragmanı “Matrix” filmine yakın hale getirmeleri olması muhtemel değil “olmak üzere” karamsarlığını yaratıyor.

Şiddeti aile ortamında gören çocukların yine şiddet filmleriyle ve savaş ortasında doğmalarıyla” terör canavarı”ndan beslenen beyinlerin ekmeklerine yağ sürüyor.

Sevgili Atatürk’ün 1920 lerde bile çocukların gelecek olduğunu bilmesine rağmen teknolojik çağımızda yaşayan siyasilerin bunu hala görmüyor olmaları ve derin sessizliğe çıkarcı ahkamlarla hava atmaları, keskin kavşakta olduğumuzun küçük bir görüntüsü gibi.

Kafamızı gündelik ve rutin işlerimizden kaldırıp şöyle bir görmeye çalışalım;çocuklarımızın davranışlarını,isteklerini ve hasret kaldıkları huzur ortamını ne zaman sağlayabileceğimizi biliyor muyuz? Bugünden biz kestiremezsek, yarınlardaki torunlarımızın bizlere söyleyecekleri şeylerin hiç hoş olmayacağını ,asla unutmamamız gerektiğini de burada belirtelim O meşhur”Yurtta Sulh,Cihanda Sulh” ideolojisini öğretmeden çocuklarımızın geleceğinin olmayacağını da aklımızdan çıkarmayalım.

“Barış ve hürriyet duygusuna yakın çocuk yoksa,gelecek de yok!Gelecek yoksa dünya da yok!” “Dünya Barışı”nın bugün çocuk yaşta olanların sağlayacağını düşünerek uyumanın bize hiçbir faydası yok.

Saklamanın anlamı yok;tehdit bir başka tehdidi doğurur. Çocuklarımıza gelecek lazım ve şimdi o geleceği sağlamanın yolu “Küresel Terör “yerine “Küresel Barış”ın sağlanması.

Elbette ki çıkar savaşları olacaktır.Bu üzerinde yaşadığımız dünyanın kuralı.Var olmak için yok etmek lazım! Ama,”var olmak için “yine birbirimize ihtiyacımızın olduğunu ve yok etmek yerine “var etmeyi” görev edinmesini bugünden tezi yok anlamak lazım.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU