Karakter Boyutu :
FARUK CAYMAZ

Ana muhalefete ,”Muhalif” olmak …”

24 Ağustos 2017 - 17:44



Siyaseti, “sanat” olarak kabul ederseniz,hiçte kolay bir meslek olmadığını görebilirsiniz.


İcra etmeniz için yüzlerce nüansa sahip olmanız gerekir;
İyi bir ağıza,etrafınızda sizi gündemde tutabilecek gerekli fikirleri verebilecek iyi yardımcılara ve tarih bilgisine ihtiyacınız olur.


Öyle bir siyasi ağız yapmalısınız ki;kimi açıklamalarınız gündemi sarsmalı ;günlerce üzerinde konuşulmalı…


Yetiyor mu bu kadarı,hayır;daha fazlasına yani yine en ön sırada olabilmeniz için başkaca fikir ve taktiklerine ihtiyacınız olacak.Sizi eleştirenleri savunma pozisyonunda değil saldırı pozisyonda karşılıyor olmanız ,tetikte beklemeniz gerekir.Ama tabi bir de her şeye göğüs gerecek bir de yürekle durmalısınız;
Zayıflığı hiç kaldırmaz…


Giyim kuşamda rüküşlüğü istemez…


Geri çekilmeyi sevmez siyaset sanatı…


Üst üste suçlama küçük düşürme olmadıkça ağızda, kişiyi siyaset sahnesinden alır çeker bir kalemde.


*
Birkaç gündür, yazılı ve görsel basında bir konuda siyasetin en trajikomik haline hepimiz şahidiz;


Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Herkes için Adalet” adı altında İstanbul’a yürüyüşünden kalma o günün sıcağında bir dinlenme sırasında atletiyle otururken çekilen resim.Resim, nasıl ve akıla dayanarak servis edildi bilmiyoruz ama sonrası yapılan açıklamalar;şte yukarıda tam da anlatmaya çalıştığımız siyaset sanatına iyi bir örnek;


Yapılan açıklamalar Kılıçdaroğlu’nu tamamen siyaset sahnesinde yoketmek için verilen Atatürk örneği bunun en bariz örneği.Rakibini bul, zayıf noktasını yakala ve yoket!Atatürk’ü hiç atletle gördünüz mü,söylemi…


“Ana Muhalefet”e muhalif gibi…


Benzetme çok doğru olmasa da iktidardaki parti hedefine ulaşmış gibi göründü.


Kılıçdaroğlu’nun o fotoğrafı aslında ne kadar da halktan biri olduğu gerçeğini gösterdi.Normal bir vatandaş gibi ama hedefine doğru ilerleyen,o sıcak havalarda sıcak asfaltın üzerinde yürürken etrafından gelen güzel destekleri, onu diğerlerinden farklı kılan ayrıntıydı;sanki 2019 da rakip olabilecek gibiydi.

O doğallığıyla bu pozları verirken aslında toplumda kimi karşı olan çevreleri de yanına çekmeyi başardı.


Lakin siyaset sanatı dedik ya,bunu ona bırakmayacaklardı.

Onunla ilgili kullanabilecekleri ve halkın gözünde itibarını düşürebilecekleri neler vardıysa, zamanı iyi değerlendirerek topladılar ,şak! diye vatandaşın gözünün önüne koydular; alın sizin halkçı başkanınız ne durumda!..


Bu durumun trajikomik tarafı, usta sanatçılar Zeki Alasya ve MEtin Akpınar’ın uzun zaman önce oynadıkları en güzel filmlerinden biri olan, siyaseti hicveden filml “Hasip ile Nasip’” hatırlatması.

Ölüyü bile diriltecek komik sahnelerle doluydu.

Özellikle şu seçim kampanyası sırasında birbirlerine yaptıklarını hatırlarken bile kahkaha atmadan durabilmek çok zor;


Belediye başkanlığı seçim kampanyası adeta kumpanyaya dönüyor;Biri sahneye çıkıp rakibini”rüşvet,adam kayırma,akrabalarına çıkar sağlama” konusunda eleştirirken ,diğeri başka bir mikrofon başında rakibinin kirli atletini ,gömleğini sallayarak, ne kadar kirli göründüğünü rakibinin ne kadar pis yaşadığını mizahi gerçeklikle dille anlatmaya çalışır.


Şimdi, teşbihte hata olmaz,”Kılıçdaroğlu’nun atleti “tıpkı o filmin sahnesindeki kirli iç çamaşırı hikayesi gibi oldu.


Vesselam; bu kadar problemli bir Ortadoğu,ülke bu kadar sıkıntılı bir süreçten geçerken atletin hele hele Atatürk örneğinin ne gereği var diye düşünmeden geçemiyor insan.

Üstelik Atatürk gibi bir dehanın örnek olarak gösterilmesi bambaşka bir siyaset komedisi gibi.

İçinden nasıl çıkılır günlerdir düşünüyorum ,şahsen bulamadım.Hangi yüz ifademi takınmalıyım;gülen yüz mü,şaşkın yüz ifadesi mi,ağlayan yüz ifadesi, mi?..


Bu kadar basit miydi herşey!Yoksa uğraşılacak çok fazla bir şey olmayınca üst başa bakmaya mı başladık.Mesele kişinin fikriyken giyimin nasıl olduğunun ne önemi var.


Diyojen, neredeyse çıplak gezerdi ama dünyaın en önde gelen düşünürlerinden…


Yunus Emre, basit bir pantolon bir hırka ile gezerdi ama hepimizin yüreğini kazandı….


Hazreti Hızır’ın yırtık elbeiselerle dolaştığı söylenir…
Anlam vermek mümkün değil.


Haa…İşin enteresan siyasi tarafından akıl yürütürseniz ;
Elbette 2019 var hedeflerde;olası bir rakip,ne olursa olsun rakiptir ve rakibi saf dışı etmek,saf dışı etmektir.Bunun ne şekilde olduğunu önemi olmaz.


Siyaset sanatı budur zaten; durmamaları lazım;en önde olmak için gereken ne varsa yapılmalıdırlar,lakin böyle trajikomik bir resimle yapmak, sanat değil mizah oldu.


Aklınızda soru kalmasın. Amacımız kimseyi yermek ya da taraf tutmak değil ama ülke için yapılacak şeylerde kişilerin görüntülerini ayıpsamamak lazım. “Siyaset Sanatı”na bunu da eklemek gerekir diye düşündük,katkıda bulunduk ,hepsi o kadar…


Unutmayalım;


İnsanların düşüncelerini fikirlerini yok edemez ve hapsedemezsiniz!


Bedeni görüntüyü de “al işte kirli çamaşırları!” demekse,hiç hoş kaçmıaz.


Doğrusunu isterseniz bu konu şu aralar yazdığımız mizahi öykü kitabımızın bir öyküsü olabilir diye düşünmedim değil hani.Güzel bir öykü olurdu.


Memleketimim bir sözüyle bitirelim;


“Espabın pak olmuş hoş gelir gözüme
lakin kalbin ne alemde”

 

FARUK CAYMAZ 24.058.2017
 

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU