Karakter Boyutu :
FARUK CAYMAZ

ÇİÇEK- BÖCEK YAZ!

03 Ekim 2017 - 13:41

Ne zaman köşe yazımda biraz siyasetten bahsetmeye kalkışsam, ”Siyasete bulaşma.

Zaten ortalık karışık; başına iş açarsın! ”diyen dostlarım çıkıyor.

Siyasetin alengerli havasını, çıkarcı bencil yanlarını zaten sevmiyorum.

İşin içinde yer almamak için elimden geldiğince uzak durmaya çalışıyorum.

Biliyorum ki; “Siyaset; her tarafı kirli bir değnek farksız.

Özel hayatınız diye bir şey kalmıyor.

Sürekli didişmek zorundasınız.

Kazara bir falsonuz olsa, sizi kayıt altına alıp bir gün kullanmak için tehditkar ortam oluşturuyorlar.

Bu yüzden siyaseti,hayatımın en olmadık karanlık yerine gömüyorum.” Ama… İnsan o kadar da kör davranamıyor.

Mutlaka gözüne çarpan can sıkan şeyler olabilir;MTV nin %40 artışı gibi!.. Vatandaşın beli vergilerden kırılmış durumda; Camiye gider ibadeti için, yardım talebiyle karşılaşır…

Yolda Suriyelisinden tutun artık aklınıza ne gelirse, önüne gelen dini duyguları da istismar ederek yardım ister…

Devlet,vergi üstüne vergilerle, vatandaşı ,çalıştığına,yediğine içtiğine yaşadığına pişman ediyor.

Yardım kuruluşları boy boy afişlerle yardım toplamak için duygusal manşetler kullanır yardım ister,vatandaş yine pişman…

Kafelerde bile yardım kumbaraları göze sokarcasına hemen ödeme yaptığınız kasanın önünde;yardım kazayı belayı defeder” ibaresiyle vatandaşı para vermeye zorlar.

Ülkenin haline bakınca ,zaten hali acınacak halde;Suriye’si,Irak’ı,Barzanisi,Almanyası bir başka davullu zurnalı halay çeker vaziyette üstümüze üstümüze geliyor.Vatandaş zor durumda vatandaş kambur!

Görüpte siyaseti yazmamak mümkün mü?.

Öylesine ki”;hali vakti yerinde “deyimini yokettiler. E tüm bunların ortasında,zorla ha zorla yazmamak için!..

Kalem durmuyor,yazası geliyor herşeye karşın.

Kafalarımızı yüzlerce problemle doldurup ellerinden gelen her türlü isteklerini kafamıza dayıyorlar;dayanamıyor insan;”yahu arkadaş,bu kadarı fazla artık!” demekten alamıyorsunuz.

Vatandaşı mutsuz ülkenin yöneticileri mutlu olmuş neye yarar. Buyrun yazmayın? Yaz yazabiliyorsan; kırlardaki çiçekleri,kelebeğe dönüşecek tırtılları… Yok yani yok!

Siyasetin hergün kafamızı bulandıran sorunları ile yüzleşmek, bizleri istedikleri gibi istedikleri yöne çevirmelerine yürek tahammül edemiyor.

Kaşınıyor insan akıl parmaklarla birleşiyor,sıkıştırıyor;Yaz,yaz yaz!.. Aklından geçenleri,kabullenmediklerini yaz!

Sıkıntı büyük;korkuyor herkes birşeyler söylemekten.Utanıyor ellerinden,utanıyor seçeceğine seçtiğine…Söyleyemiyor. Kalem durmaz,onlar susar ama kalem yine akılla birleşir;Yaz,yaz,yaz!..

Eğitimcisi hakkını arıyor diye neredeyse kellesini koparacaklar;ölüme gidişlerini büyük bir iştahla seyrediyormuş gibi pencereden izliyorlar.

İşsizlik küçümsenmeyecek rakamlarda;%22 Savaş mağduru Suriyelilerin gelmesiyle oluşan yeni işçi piyasası gencecik insanlarımızı işsiz bıraktı.İşsizlik rakamına bakıp aldanmayalım,daha fazlası var!Hadi yazmayalım? Sözüm ona dış politikadaki başarılarımız muhteşem!

Neresi muhteşem bilemiyoruz. Herhafta yapılan muhtarlar toplantısı yerine,neden mühendisler çağrılmıyor?Neden Doktorlar çağrılmıyor?Neden vatandaş çağrılmıyor?Neden hemşireler,öğretmenler,işçiler yok?... İşte duramıyor insan;Yaz,yaz,yaz!..

Siz sevgili dostlarım;konu çok fazla. Tarafsızlık düşüncemiz hala sürüyor.Ancak Atatürkçü çizgimizden olmak gibi bir niyetimiz de yok

.Bu yüzden ,basit bir şekilde gözlerimiz körmüş gibi yaparak çiçeği böceği yazamayız.

Siyaset illa ki olacak.

Çünkü çok yanlış var çok!

Sistemin kendine yarattığı “Yeni Türkiye “sistemsiz ve demokrasi ile uzaklaşan hava içerisinde.

“Biz herşeyi biliyoruz herşeyi yaparız!”demekle olmuyor. Unutmayın;çiçek de biziz böcek de.

Doğa bizsiz yaşayamaz. Anlayabilirlerse tabi!

Dayanamıyor insan; Yaz,yaz,yaz! Diyor kalem tutan elleriniz…

 
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU