Karakter Boyutu :
KONUK YAZAR ; METİN KÖSEER

Başkanlar sosyete takılıyor…

26 Kasım 2014 - 19:30

Dün sabah arabamla kalıcı konutlardan Düzce’ye geliyorum.  Yolda dikilen birini gördüm, anlaşılan o ki Düzce’ye gidecek.

 

Hemen sağa yaklaştım ve yaşlı amcayı arabaya aldım. Yolda yavaş yavaş giderken sohbete başladık. Amcam emekli öğretmen çıktı. Üstelik dün de öğretmenler günü’ydü.

 

Kendimi ona tanıtmadan önce ne iş yaptığını sordum.

 

Emekli öğretmen olduğunu söyledi. Emekli oldıuktan sonra  Düzce’ye  yerleşmiş. Zaten kendisi Düzceli ve Fettahbey tarlası diye tabir ettiğimiz, şimdiki Carrefour’un orada oturuyormuş.

 

Depremden sonra kalıcı konutlara taşınmışlar. Türkiye’nin bir çok yerinde öğretmenlik yapmış.    Düzce’de doğup büyüyen hocamın gençliği okumakla, sonra da çeşitli il ve ilçelerde öğretmenlik yapmakla yılları akıp gitmiş.

 

Hocamı biraz deşeyim dedim. Ona öğretmenliğin nasıl bir meslek olduğunu sordum. Hocam zaten doluymuş, lep demeden leblebi dedi.

 

“Ah oğlum şimdi öğretmenlik mi yapılıyor. Bütün zorlukları biz yaşadık. Eskiden hocalık farklıydı, şimdi daha farklı. Eskiden kalem kağıt vardı, şimdi bilgisayar var.

 

Ben Kars’ın bir köyünde öğretmenlik yaparken, bina kafamıza yıkılacaktı. Oranın bakımı, sıvası, badanası, temizliği için nelerle uğraştık. Askeri makamlardan yardım isterdik.

 

Şimdi ise öğretmenin kıymeti bilinmiyor, öğrenci ise öğretmenin kıymetini bilmiyor. Eğitim camiasının gidişatı hiç iyi değil. Allah onlara yardım etsin” dedi.

 

Peki hocam Düzce’yi nasıl buluyorsun dedim.

 

“Evladım, Düzce eskisinden daha berbat durumda. Eskiden Düzce neydi? Şimdi ne oldu? Her tarafı paraya çevirmişler. Nereden ne rant edilir, nereden nasıl para alınır, nereden ne elde edilir hale gelmiş.

 

Eskiden Düzce’de yardımlaşma vardı. Eskiden Düzce’nin idarecileri ve yöneticileri çalışırdı. Eski belediye başkanı rahmetli Süleyman Kuyumcu vardı. Çizmeleri giyer, kanal açardı. Patlayan su borusu olunca olay yerine gelirdi.

 

Şimdi başkanlar hep sosyete takılıyor.  Arabadan aşağı inmiyorlar, halkın içine girmiyorlar. Gezmekten geri kalmıyorlar. Çabuk kızıyorlar, aleyhlerine hiçbir şeyi kabul etmiyorlar. Eski başkanlar belediyeye mal mülk kazandırırdı. Şimdikiler satmakla uğraşıyorlar.

 

Yani eski Düzce’nin gözünü seveyim. Şimdiki Düzce ile eski Düzce çok farklı evladım. Ben biraz eskilere takıldım, kusuruma bakma.’’ dedi.

 

Hocam sizi arabaya iyi ki almışım. Bak bugün öğretmenler günü. Ben de öğretmenler ile ilgli bir yazı yazmıştım. Bugün bir Düzce Postası Gazetesi  al ve oku. Okuyacağın o yazının sahibi benim dedim.

 

 

Belediye binası önünde inen hocamı bırakdıktan sonra şöyle bir düşündüm. Beni sabah sabah taa eskilere götürdü. Eski hükümet binası, eski belediye binası, eski karakol binası, eski tekel evleri, eski zincirli kuyu  derken taa eskilere gittim.

 

Eskiden biz bilye oynardık, çelik-çomak, resim ve gazoz kapağı oynardık. Şimdi bilgisayar var. Eskiden belediye başkanları her işte çalışırdı. Şimdiki başkanlar arabadan aşağı inmiyor. Gezmekten makamlarında oturmuyorlar.

 

Eleştiri olunca hemen kızıyorlar. Eleştiriyi de kabul etmiyorlar.

 

Çünkü çoğu başkanlar, hocamın dediği gibi  sosyete takılıyor.

 

Esenkalın… 

 

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU