Karakter Boyutu :
KONUK YAZAR ; METİN KÖSEER

Mal mülk ve miras hastalığı

01 Aralık 2014 - 16:11

 

Düzce’de öyle enteresan olaylar yaşanıyor ki sormayın. Mal  mülk edinmek için, komşu komşuyu, arkadaş arkadaşı kandırıyor.

 

 

Düzce’de öyle enteresan olaylar yaşanıyor ki sormayın. Miras için akraba akrabasını, kardeş kardeşi kandırıyor.

 

Yani kendi çıkarları için, menfaatleri için birbirlerini kandıran kandırana hayat devam ediyor. Sonuca bakarsak, kimse bir şey kazanmıyor.

 

Çünkü dünya malı dünyada kalıyor.

 

Biz dünya malı dünyada kalıyor diyoruz ya, bunu herkes biliyor. Bile bile de kandırmaya devam ediyor. Çünkü bu bir hastalık oldu. Aynı verem gibi aynı kanser gibi bulaştığı zaman sizi bırakmıyor.

 

Bu hastalığa yakalandığınız zaman kurtulamıyorsunuz. Adama bu yaptığınız yanlış deseniz bile o bildiğinden şaşmaz. Hakikaten ya doğru söylüyorsun demez. Çünkü o hastalığa yakalanmıştır. Çünkü o hastalık ona bulaşmıştır.

 

Parası olan da olmayan da, malı mülkü olan da olmayan da, miras kalan da kalmayan da ağlıyor. Ağlıyor çünkü bu bir hastalıktır.

 

Şimdi 40 yıllık, 50 yıllık adamı değiştirebilir misin? Mümkün değil değişmez. Onlar daha iyisini bilir, onlar çok bildiği için bu hale gelmişlerdir. Çünkü onlar da hastalık var.

 

Devamlı gelsin, devamlı aksın, devamlı bana çalışsın. Yani devamlı devamlı diye diye doymaz. Ağlar, ağlar yine yapacağından geri kalmaz. Çünkü bu bir hastalıktır.

 

Hatta bana çok kızacaklar. Hatta sen ne biçim yazı yazıyorsun, sen ne demek istiyorsun diyecekler. Çünkü işlerine gelmeyecek. Çünkü bu bir hastalıktır.

 

Sen en ufak bir şey al ya da en ufak bir iş yap, hemen gözleri kalır. Ya da akılları sana takılır. Onlar da dünya kadar mal olsa, dünya kadar mülk olsa, yine senin yaptığın ufak şeye takılırlar. Çünkü bu bir hastalıktır.

 

Ben de olsun sen de olmasın. Ben alayım sen alma. Benim ki seninkinden çok olsun. Ben rahat edeyim, sen sürün. Çünkü bu bir hastalıktır.

 

Ortam öyle bir hale geldi ki, kim kime ne yaptığını bilmiyor. Ortam öyle bir hale gelmiş ki, menfaat için çıkar için ayakçılarla dolmuş.

 

Çoğu kişiler birilerini bulmuş. Birileri de çoğu kişileri bulmuş. Tencere kapak gibi geçinip gidiyorlar. Halbuki alt tarafta aygaz yanıyor.

 

Mal mülk nedir? Miras nedir? Şu üç günlük dünyada değer mi kalp kırmaya, değer mi insan kandırmaya, değer mi ayakçılık yapmaya, değer mi ayakçı bulmaya?

 

Biz Allah’ın kuluyuz. Kula kul olamayız. Demek ki içimizde ölüm korkusu olmasaydı, önümüze kimse geçemeyecekti?

 

Bu yazıyı yazmamın tek nedeni var. Gördüğüm, şahit olduğum, duyduğum ve başıma gelenler yüzünden böyle yazdım.

 

Bu tür insanların kendilerine çeki düzen vermesi lazım. Bu hastalıklardan bir an önce kurtulması lazım. Bu insanları değiştirmek mümkün değil. Ama en azından bir düşünmeleri lazım.

 

Biz ne yapıyoruz? Biz nereye gidiyoruz? Bizim sonumuz ne olacak? Diye düşünmeleri lazım. Bu hastalıktan kendileri kurtulamazsa, öldüğü zaman kurtulacaklar.

 

Siz yine gelin siz olun. Sağken bu  hastalıktan kurtulmaya bakın.

 

Esenkalın…

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU