Karakter Boyutu :
MUHARREM YILMAZ

Bizler Gazi’nin Hedefi İçin, Sizler İngilizler İçin…

14 Kasım 2015 - 20:57

77 yıl geçti Gazi’nin vefatının üzerinden. Herkes arkasından bir şeyler yazdı çizdi. Kimi eleştirdi, kimi peygamber yaptı kimi Tanrı. Adına mevlit bile yazıldı.

Ancak kimse Gazi’yi ve yapmak istediklerini gerçek mana da anlamaya çalışmadı.

77 yıl içinde Atatürkçüler türedi, Kemalistler türedi. Kim işine nasıl geldiyse Atatürk adını o yönde kullandı.

Ben Atatürk’ten ziyade Gazi kelimesini kullanmayı tercih ediyorum. Çünkü şehitlikten sonra gelen dinimizin en üst makamlarından biridir. Ve o makama erişmiş Gazi unvanı almış birine soyadı ile hitap etmek ona yapılacak en büyük saygısızlık olacaktır.

Birkaç kendini bilmez Atatürkçü’yüm diyen, Kemalist’im diyenler, ben böyle dediğim için beni eleştirecektir eminim.

Onlar hiçbir zaman Gazi’yi gerçek manada anlamayan, anlamak istemeyen sahtekâr Atatürkçü ve Kemalistlerden başkaları değil.

Her manada Gazi’yi yanlış anlayan sahtekârlar, Gazi’yi sadece kendi düşünceleri doğrultusunda anlamayı ibadet sanan gafiller.

Her 10 Kasım’da büstün önünde ceketlerinden 2 düğme iliklemeyi Atatürkçülük sanan züppeler. Büstün önünde saygı duruşunda duran, “Kalk gel yiğidim, vatan elden gidiyor” diye nara atan Kemalistler. Gazi’yi hiçbir zaman anlamadınız ve anlamayacaksınız.

Yaptıklarını, düşündüklerini, hedeflerini anlamaya cibilliyetiniz hiçbir zaman yetmeyecek.

Sizler Laikliği İslam karşıtlığı, başörtü yasağı diye anlayamaya devam edin. Sizler Zübeyde Hanım mezarından kalkıp gelse, “Oğlumun kabrine gideceğim” dese sırf başörtülü diye Anıtkabir’e almayacak beyne sahip Atatürkçüler ve Kemalistler.

Sizler her kaybedişinizde Anıtkabir’e koşup “ Yetiş ya yiğidim” diyen sahtekârlar, Gazi’yi kendi çıkarlarınız için kullanmaktan vazgeçin.

Yaptığınız tek şey Gazi’yi putlaştırmak. “İslam gerici, ölüden medet umuyor” diyen de siz, her sıkıştığınızda “Yetiş yiğidim” diyende siz.

Gazi sonsuza kadar bu halkın gönlünde kalacaktır tıpkı Osman Gazi gibi, Fatih gibi, 2 Abdülhamid gibi.

Her ne kadar kabul etmeseniz de Gazi, Osmanlı Paşası olarak başlattığı Milli Mücadele ve sonrasında kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti yaşadığı sürece yaşayacaktır.

Sizlerde Gazi’yi anlamaktan ziyade, tapınmaya, yardım dilemeye devam edeceksiniz.

Bir hedefi vardı Gazi’nin. Tıpkı Osmanlı’nın zamanında Dünya’nın süper gücü olduğu gibi, yeni kurduğu devleti de önce muasır medeniyetler düzeyine çıkarmak ve o eski ihtişamlı günlerine geri döndürmek.

Bunun için önce halktaki yenilmişlik duygusunu, umutsuzluğu, tükenmişlik duygusunu ortadan kaldırması gerekiyordu. Bunun yanı sıra İngilizleri, Fransızları, İtalyanları ve Rusları bir süre oyalamak gerekiyordu. İşte o inkılaplar bu düşüncenin ürünü idi. Ancak siz bunları anlamadınız.

İslam’ın simgesi olan Hilafeti kaldırmakta bu düşüncenin ürünü idi. Bunu yapmadığı sürece İngilizler İstanbul’u terk etmeyecekti. Ama çok ince düşünen Gazi, hilafeti kaldırırken, hilafet makamının gücünü zamanı geldiğinde kullanmak için tüm yetkilerini Meclise veriyor ve Diyanet İşleri Başkanlığını kuruyordu.

Sizler Gazi’nin bu ince düşüncelerini anlamayacak kadar kör, sağır ve dilsiz olmayı tercih ettiniz. Gazi, kurduğu yeni devletin hedefini çok açık bir şekilde dile getirdi ama sizler anlamadınız. Tarih boyunca kurulan tüm Türk Devletlerinin Cihan hâkimiyeti fikri Gazi’de de vardı. Ve zamana yaymayı tercih etmişti.

Gazi, yaverliğini yaptığı Sultan Vahdettin ile kurmuş oldukları planı Anadolu topraklarında harfiyen uygularken, iki başlılık çıkmasın diye ülkesini terk eden Sultan Vahdettin de, ülke dışında plan dâhilinde çalışmalarına devam ediyordu. Sultan Vahdettin yurt dışında vefat ediyor ne hikmetse cenazesini Suriyeli öğrenciler evinden kaçırıyordu. Avrupa’nın göbeğinde buna nasıl cesaret ettiler hiç düşünmediniz.

Sizler sahte Atatürkçüler, Gazi ve Vahdettin arasında ki bağı anlamadığınız sürece, Gazi’nin hedeflerini anlamadığınız sürece daha çok saygı duruşunda bulunursunuz. Daha çok “ Yetiş yiğidim” dersiniz.

İki süper zekânın kurmuş olduğu plan 10 Kasım günü sona erdi. Sultan Vahdettin daha önce vefat etmesine rağmen aile bireyleri plana sadık kalmış ve İslam ülkelerinde çalışmalarına devam ediyordu. Ancak 10 Kasım’da Gazi vefat edince plan devre dışı kaldı. Çünkü plan Celal Bayar ile devam etmesi gerekiyordu.  Her şeyin farkında olan Avrupa ise Gazi’nin yanından uzaklaştırdığı İnönü’yü cumhurbaşkanı yaparak plana büyük darbe vurduğunu düşündü.

Sonra ne mi oldu. Celal Bayar kendini geri planda bırakarak Adnan Menderes öncülüğünde Demokrat Parti’yi kurdurdu. Kurulan bu zincir Adnan Menderes’ten sonra, Erbakan ve Özal ile devam etti. Hepsinin amacı Türkiye’yi cihan devleti yapmaktı.

Bu sırada sahte Atatürkçüler ve Kemalistler ne mi yaptı? Gazi’yi Avrupa gözünden tanıdılar. Ve her icraatı yanlış anladılar. İçlerine kapandılar. Küçük düşündüler. Tam da İngilizlerin istediği gibi her darbeye destek verdiler. Ülke ne zaman önemli bir adım atacak olsa “ Ordu göreve” dediler. Her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti’ni İngilizlere şikâyet ettiler.

Evet, şimdi ülkede ki bu savaş ne Cemaat AK Parti savaşı, ne Türk ve Kürt’ün savaşı. Bu ülkede ki savaş ne sahte Atatürkçüler ile Muhafazakârların savaşı ne de Suriye, Filistin, Irak savaşı. Bu ülkenin verdiği savaş İngilizler ile Gazi’nin yolundan giden Büyük Türkiye, Cihan Devleti fikrine sadık kalanların savaşı. Safları sıkı tutun beyler.

Bu savaşın sonunda ya Gazi’nin istediği Cihan Devleti kurulacak ya da sırtımıza İngiliz semeri vurulacak. Bizler Gazi’nin hayal ettiği büyük Türkiye için mücadeleye devam edeceğiz. Sizler ise Atatürkçülük adı altında İngiliz uşakçılığı yapmaya devam edin.
Vesselam…

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU