Karakter Boyutu :
MUHARREM YILMAZ

Yoksa Müdür Yeşilaycı Değil mi?

10 Mart 2016 - 12:25

Yeşilay Düzce Şubesi, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci hakkında çok sert bir açıklama yapmış.

Yeşilay Düzce Şubesi açıklamasında diyor ki, “misafire davranılması gerektiği gibi bize davranmadı, Düzcelilere hakaret etti, gücünüz yetiyorsa beni gönderin diye tehdit etti” Durun durun Yeşilay’ın açıklaması bu kadarla sınırlı değil elbet. Devam ediyorlar açıklamalarında “Hızını alamayan il müdürü ayağa kalkıp fiili müdahaleye yeltenmiş ve Yeşilay yönetimini makamdan kovmuş” Kovmuş kısmını unutmayın çünkü asıl komedi bundan sonra ki cümlede.

Yeşilay devam ediyor, diyor ki “Nezaketi bırakmadan Düzce’miz, STK’lar ve Yeşilay adına kendisine haddini bildirmemiz üzerine odasını terk etmiştir” evet evet aynen böyle olmuş. Müdüre haddini bildirmişler müdürde terk etmiş odayı.

Hazır terk etmişken koltuğu da otursaydınız bari 23 Nisan’a ne kaldı şunun sırasında.  Sonra’da Düzce’den gönderilmesini istiyoruz demişler açıklamanın sonunda.

Yeşilay nezaketi bırakmadan haddini bildirmiş ya merak ettim acaba nezaketi bırakmadan had bildirmek nasıl oluyor. Mesela Kemal Sunal gibi “Ulan Peder” demek yerine “Ulan Müstakbel Pederim” gibi bir şey mi?

“Ulan sevgili müdürcüğüm, sana sevgi dolu kollarımla sarılır, boğulana kadar sıkarım ama sevgimden yani” mi dediler acaba.

Nezaket önemli tabi. İnsan düşünemeden edemiyor. Diyelim ki Yeşilay’ın yaptığı açıklamanın tamamı doğru. O halde şu soruyu sormak boynumuzun borcu. Ne yaptınız da, ne dediniz de müdürü o duruma getirdiniz?

Neyse ben işin bu kısmında değilim. Vali Ali Fidan’ında kolay kolay bunlara inanacağına ihtimal vermiyorum. Biz açıklamayı incelemeye devam edelim.

Ne demiş müdür “Gücünüz yetiyorsa gönderin”. Yeşilay’a sesleniyorum buyurun gönderin gücünüz yetiyorsa ama yerine gelmesini istediğiniz aday kim hele birde onu açıklayın!

Sonra bu müdür Yeşilay’a ne yapmış ta bu kadar şiddetli bir şekilde gönderilmesini istiyorsunuz! Hadi Yeşilay’ı geçtim elbet vardır bir çıkar mevzusu ama müdür hakkında sağda solda dedikodu yapanlara ne demeli. Gönderilsin diyorlar başka bir şey demiyorlar.

He bir de açıklamanın en çok güldüğüm kısmına gelince. Feyzullah Müdür yerinden kalkarak fiili müdahaleye yeltenmiş. Acaba Yeşilay yetkilileri olay yerine çevik kuvvet çağırdı mı? 112 ekipleri kaç dakika da olay yerine intikal etti?

Müdür nasıl bir fiili müdahale de bulundu. Fenerbahçeli Caner kadar sert müdahalede bulunmamıştır sanırım. E bu durumda Umut gibi kendini yer atıp beleş penaltı kazanmaya ne gerek var ki?

Sahi ya yoksa müdür Yeşilaycı değil mi?

Hem aralarında geçen bir tartışmayı neden basın açıklaması şeklinde herkese servis ettiler ki? Herkes yaşadığı tartışmaları bu şekilde açıklarsa durum vahim.

Buradan Yeşilay ekibine teşekkür ediyorum. Bana bugünlük te yazacak bir konu çıkardıkları için.
 
 
Kulisler

Ah şu Düzce’nin kulisleri yok mu neler fısıldamışlar neler. Meğerse ben neler yapıyormuşum. Ben diyorum çünkü birileri kulislerden bahsederken Vali Ali Fidan’ı, Başkan Keleş’i ve Muharrem Tozan’ı övenlerin yani bizlerin daha da yani benim bunu kasıtlı yaptığımızı, amacımızın da Başkan Keleş’in milletvekili olmasını sağlamak, Valinin Balıkesir’e tayinini sağlamakmış.

Yazının bundan sonrasını biz diye değil ben diye yazması daha keyifli olacak.

Bir an kendimden şüphe duydum resmen. Ben yazdığım haber ile Vali’nin Balıkesir’e tayinini sağlayacak güçteymişim de haberim yok. Başkan Keleş’in de milletvekili yolunu açıyormuşum. Evet, 1 TL’ye tayin çıkartılır, milletvekili yapılır isteyenler buyursun ulaşsın bana.

Milletvekillerinin başarılarını valiye ait sayıyormuşum. Meğerse ne kadar hünerliymişim. Mesela valinin kalıcı iş yerlerinin yurda dönüştürülmesi aslında vekillerin işiymiş. Hani daha bu konu gündemde yokken Vali Bey ile bizzat görüşmem da bu konu geçmese, ben kalıcı iş yerlerinin yurt olabileceğini valiye söylediğim de “Benimde bu yönde bir çalışmam var” sözünü duymasan az daha bende yazılanlara inanacaktım.

Vali’nin başarısını eğitim ile ölçmek gerekirmiş. Eğitim alanında bir şey yapılmamış. Hani eğitime verdiği önemi bilmesem, “üniversite bir yana Düzce bir yana” dediğini kulaklarım ile işitmesem, prefabrik okul sorununun üzerine bu denli gittiğine inanmasam yazılanlara inanma ihtimalim vardı.

AK Parti ve Milletvekilleri ile Vali ve başkanın arasını açıyormuşum. Hani bilmem kaç kere Valinin, AK Parti’nin, vekillerinin ve başkanın uyum içinde Düzce için çalıştıklarını yazmasam, Düzce’de kavgaların sona erdiğini bunu Hikmet Abi’nin başardığını bin kere yazmasam inanacaktım az daha.

Ya da Faruk Özlü ’nün yatırımlar için bürokrasiyi hızlandıracağını, Ayşe Keşir’in Ankara siyasetini iyi bildiğini ve birçok yatırımda başrolde olacağını, Fevai Arslan’ın Genel Merkez ile ilişkilerinin üst düzeyde olduğunu defalarca yazmasam meslektaşımın yazdığı yazıya inanma ihtimalim oldukça fazlaydı.

Neyse benim için en önemli noktaya gelince, bizim arkadaş 20 kişiye sormuş Vali’yi tanıyan yokmuş. O 20 kişi kimmiş? Nerede sormuş? Nasıl sormuş hiçbir bilgi yok.

Şimdi yarın ki yazımında konusu hazır ve üç vekili de eleştireceğim. Sonra çıkıp “Dün övdün bugün sövdün” demeyin bana.

Kıssadan hisse 1 TL’ye tayin çıkartılır, milletvekili yapılır.

Vesselam…

 

 
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU