Karakter Boyutu :
MUHARREM YILMAZ

2016’da hep birlikte kurşunların üzerine koştuk

10 Ocak 2017 - 13:00

2016 bir milletin yeniden uyanışına, yeniden dirilişine şahit oldu.

“Dakikalar içinde milyonlarca vatandaş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine meydanlara iniyor ve hainlerin, kalleşlerin üzerine korkusuzca gidiyordu. Tankların altına yatmaktan korkmuyorlardı. Aman ALLAH’ım sanki hepsine ilahi bir emir gelmiş, kalplerinden korku kavramı çıkmış kurşunların üzerine koşuyorlardı”

Dilerseniz önce ay ay gidelim neler olmuş Düzce’de ve ülkede.

Ocak ayında 4 cinayet vakası ile karşı karşıya kaldı Düzceliler. Düzce cinayetleri konuşurken ülke genelinde ise 12 Ocak tarihinde Sultanahmet Meydanı’nda, IŞİD militanının üzerindeki bombayı infilak ettirmesi sonucu, terörist dâhil toplam 13 kişi hayatını kaybetti. Yeni yılın ilk ayı hiçte beklediğimiz gibi geçmedi. Deriz ya yeni yıl yeni umutlar, koca bir ülkenin geleceğe dair umudunu kırmaya çalıştılar ama başaramadılar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile tek başına mücadele ediyordu.

Şubat ayında geldiğimizde ise Düzce’de konu SEDAŞ’ın fatura mağdurları oldu. Dolandırıcılar Düzce’de yüzlerce kişiyi dolandırdı. Konu davalık oldu. Ülke gündeminde ise yine teröristlerin hain bir saldırısı vardı. 17 Şubat 2016’da Türkiye’nin kalbi Ankara’da, PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirilen kalleş saldırıda 29 kişi hayatını kaybetti şehit oldu. Hainler bu defa Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait askeri servis aracının geçişi sırasında kalleş bir saldırı düzenlediler. Ama geleceğe dönük umudumuzu yine kıramadılar. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile  tek başına mücadele ediyordu.

Mart Ayına geldiğimizde Düzce yine bir cinayet olayı ile karşı karşıya geldi. İki ortak Gaziantep Caddesinde tartıştı ve tartışma kanlı bitti. Ortaklardan biri diğer ortağını öldürdü. Ülkede gündem terör iken Düzce’de şehitlere saygı yürüyüşü düzenlendi. “Biriz, beraberiz, birlikte Türkiye’yiz” dendi. Bombalar üst üste patlamaya devam ediyordu ülkemizde. Bu kez adres Ankara Güvenpark. 13 Mart 2016’da Ankara Güvenpark’ta gerçekleşen bombalı saldırıda ikisi saldırgan 38 vatandaşımız hayatını kaybetti. Umudumuzu kaybettik mi tabi ki hayır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile tek başına mücadele ediyordu.

Nisan ayına da Düzce’de gündem dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun Düzce mitingi oldu. On binlerce Düzceli mitinge katıldı. AK Parti Düzce’de tam manası ile bir gövde gösterisi yaptı. Nisan ayında ülkede ilk defa terör konuşulmadı. Manşetlerde Beşiktaş’ın yeni stadı vardı. Ama aynı şekilde devam eden tek şey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın FETÖ terör örgütü ile tek başına mücadele ediyor olmasıydı. Nisan ayı hem Düzce’de hem de ülkede biraz daha sakin geçmişti. Bu da umutlarımızın yeşermesine neden oldu.

Mayıs ayı Düzce için tam anlamı ile harika geçti. Ankara’da Düzce tanıtım günleri gerçekleştirildi. Yeni kurulan kabine de artık Düzce’nin de bir bakanı vardı. AK Parti Düzce Milletvekili Dr. Faruk Özlü bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı olmuştu. Düzce hak ettiği değeri Ankara’da görmeye başladı. Ülke gündemi ise AK Parti’de ki kan değişikliği olmuştu. AK Parti’nin Mayıs ayında yapılan Olağanüstü Genel Kurul’unda hükümeti kurma görevi Binali Yıldırım’a verildi. Binali Yıldırım, kabinesini cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunup mecliste güvenoyu alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 27. Başbakanı oldu. Ve tabi ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile tek başına mücadele etmeye devam ediyordu.

Haziran ayına geldiğimizde Düzce’de herkes MHP Düzce teşkilatında yaşanan istifaları konuşuyordu. Ardından Mehmet İbrahimoğlu’nun eşi Lale hocayı ebediyete uğurladık ve bir hüzün kapladı yüreğimizi. Ülke’de ise bambaşka bir gündem vardı. Türkiye yıllarca Türkiye’nin üye olmaya çalıştığı AB’den İngiltere ayrılmak için referandum düzenledi ve AB’den ayrılma kararı aldı. Peki, bizim üye olmak için yıllarca çabaladığımız AB’den İngiltere neden ayrılmak istedi. Yoksa AB’nin yıkılışını mı gördü! Ülke bunları konuşurken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ terör örgütü ile mücadelesi devam ediyordu.

Temmuz, o kara ay, hainlerin üzerimize çökmeye çalıştığı, ülkemizi dört bir taraftan kuşattığı, bu ülkenin evlatlarının kendi halkına kurşun yağdırdığı ebediyen hafızalarımızdan çıkmayacak olan Temmuz ayı. Temmuz’un 15’i. Hainler iş başında, bütün planlarını yapmışlar, hedeflerini belirlemişler. Kendilerine göre her şey çok güzel olacak. Planları harika. Ama unuttukları bir şey var. Onların bir planı varsa ALLAH’ında bir planı var. Ve muhakkak ALLAH’ın planı planların en güzelidir.

Hani her ayın sonuna bir not düştük ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan FETÖ terör örgütü ile tek başına mücadele ediyor diye. Kimse inanmadı belki inanmak istemediler alnı secdeye gidenlerin eline silah alıp vatandaşı şehit edeceğine. İşte o alnı secdeye gidenler kendi vatandaşlarına Ahmet Emmiye, Fatma Bacıya, Ayşe Teyzeye, Mehmet kardeşimize kurşun sıkıyordu. Ve o esnada ALLAH’ın planı devreye girdi. Dakikalar içinde milyonlarca vatandaş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine meydanlara iniyor ve hainlerin, kalleşlerin üzerine korkusuzca gidiyordu. Tankların altına yatmaktan korkmuyorlardı. Aman ALLAH’ım sanki hepsine ilahi bir emir gelmiş, kalplerinde korku kavramı çıkmış kurşunların üzerine koşuyorlardı.

Genci, yaşlısı, çocuğu sırtına vatan sevgisini, iman gücünü almış milyonlar sokaklara meydanlara iniyordu. Ve 16 Temmuz sabahı ALLAH’ın planı galip geliyor bu halk son kale Türkiye’yi hainlere teslim etmiyordu. Bir desten yazılıyordu o gece. İster ikinci BEDİR deyin isterse UHUD. İkinci bir kurtuluş savaşı veriliyordu. Bu mücadele bir darbe girişimini engellemek değildi sadece. Bu mücadele HAÇ ile HİLAL’in savaşıydı. Ve ay yıldızlı bayrağın altında saf tutanlar yüzyıllarca unutulmayacak şanlı bir zafere imza atıyordu. Bitmiş miydi mücadele? Elbette hayır. Yeni başlıyordu daha. Bir millet uyanmıştı artık uykusundan.

Öyle bir millet ki yüzlerce yıl Dünyayı yönetmiş bir millet. Hani Vatan şairi Akif diyordu ya “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz, dünyaya milliyet nedir öğretmişiz! Kapkaranlıkkken bütün afakı insaniyyetin, Nur olup fışkırmışız tâ sinesinden zulmetin” Bir millet uyanmıştı. Diriliş ateşi yakılmıştı artık kim durdurabilirdi artık bu çılgın Türkleri!

Ağustos ayına geldik. Düzce’de yine cinayetler. Bu defa fındık bahçesinde işlenen cinayette 3 kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayını uzun uzun anlattık ya. Ağustos’unda farkı yoktu aslında. Geceler boyu nöbet tutuyorduk. Milyonlar her gece meydanlara iniyor, devletine sahip çıkıyordu. Bu sırada Düzce’de 15 Temmuz gecesinin korkusuz adamı, dönemin Düzce Valisi Ali Fidan, dik duruşunun meyvesini alıyor ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığına getiriliyor ve ilk sivil orgeneral oluyordu. Düzce’de bunlar konuşulurken bitti denilen TSK Suriye’de operasyona başlıyor ve “Biz demeden bitmez” diye haykırıyordu Dünyaya. Hep dedik ya bir millet uyandı diye. O uyanışın en büyük göstergesiydi bu operasyon. Bütün Dünya bir olmuş üzerimize gelirken “Siz durun biz geliyoruz” diyorduk bu operasyonla.

Eylül ayında Düzce’de yine bir cinayet vakası. Düzce için Eylül ayının en güzel yanı ise Kültür Merkezi’nin açılması oldu. Ve yine Eylül ayında Düzce Valisi Zülkif Dağlı görevine başladı. Ülke ve Düzce’de FETÖ terör örgütü ile mücadele devam ediyor. Ve Erdoğan artık yalnız değil. Arkasında milyonlar var. Herkes FETÖ’nün gerçek yüzünü gördü ve mücadeleye tam anlamı ile destek veriyor.

Ekim ayında Düzce Barosunda kan değişikli yaşandı. Uzun yıllardır Baro başkanlığı yapan Ali Dilber yerini Azade Ay’a bıraktı. FETÖ ile mücadele yurtta ve Düzce’de tüm hızı ile devam ediyor.

Kasım’da Düzce’de açılış daha gerçekleşti. Yıllardır hayalini kurduğumuz Düzce şehirlerarası terminali açıldı. Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş Hakkari belediyesine kayyum danışmanı yapıldı. Ülke gündemi ise bambaşka konular ile meşguldü. ABD, tarihinin en baş döndürücü seçim kampanyasını geride bırakarak 45’inci başkanını belirlemek için sandık başına gitti. Seçim sonuçları kuşkusuz herkes için sürpriz olurken ABD’nin yeni başkanı Cumhuriyetçi aday Donald Trump oldu.

Aralık ayında Düzce İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Muharrem Tozan siyasilerin büyük uğraşları sonunda görevinden alındı. Ülke gündemi ise yine terördü. 2016 yılı terör olaylarıyla başlayıp terör olayları ile bitiyor. Terörün çirkin yüzü, yılın son ayında kendini bir kez daha gösterdi. Beşiktaş Bursaspor maçından bir saat sonra, Vodafone Arena yakınlarında gerçekleştirilen çifte terör saldırısında 45 vatan evladı hayatını kaybederken, Türkiye’de bir günlük ulusal yas ilan edildi. Beşiktaş’ta gerçekleşen terör saldırısının yaralarını saramadan hainler Kayseri’de çarşı iznine çıkan askerleri hedef aldı. Halk otobüsünün geçişi sırasında bombalı araçla gerçekleştirilen saldırıda 14 askerimiz şehit oldu.

2016’yı geride bıraktık. 2016’da Düzceli şehitlerden iç bahsetmedim. Tekrar tekrar hatırlayıp buhrana kapılmaya gerek yok. Zira biz inanıyoruz onlar ölmedi, yaşıyorlar ama biz farkında değiliz. Şehitlerimizin yaşadıklarını 15 Temmuz gecesi de gördük aslında. Onlar bizimle, milyonlarca insanla meydanlarda mücadele ettiler buna yürekten inanıyorum.

2016’da 15 Temmuz gecesi yanmaya başlayan diriliş ateşinin kıyamete kadar sönmemesi dileği ile.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU