Karakter Boyutu :
TOLGA İBRAHİMOĞLU

10 KASIM VE NATO

21 Kasım 2017 - 08:46

Geçtiğimiz hafta 10 Kasım günü kendimin hazırlayıp sunduğu Alternatif Bakış programında, günün anlam ve önemine uygun olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ ü icraatlarını ve yaptıklarını konuştuk.

Kurtuluş savaşından başladıııık, o kederli güne kadar devam ettik, ve gündemi oluşturan belki de biraz klişeleşmiş her konu üzerine konuştuk.

Mesela.. Harf devrimini konuştuk. Aslında harf devriminin, Avrupa özentiliği olmadığını, değiştirilme düşüncelerinin taaaa 1850’li yıllara kadar dayandığını, 2. Abdülhamit’ in Arap alfabesinin zor öğrenildiği için, gündelik hayatta kullanılan harflerde değişime ihtiyaç olduğunu, 2. Mahmut’ un da modernleşmek için gerçekleştirdiği reformlardan sonra “DİNSİZ” diye anıldığını öğrendik. Senaryo ne kadar da tanıdık? Düşünsenize, Osmanlı Padişahı da olsanız, sizi dinsizlikle ithaf edebiliyorlar, sırf değişim ve modernlik istediğiniz için… Sanırım dizilerde bunlardan hiç bahsedilmiyor… Zaten ne kadar gariptir ki, tarihimizi dizilerden öğrenir, onlara inanır ve  bu kulaktan dolma hikayelerle, sağa sola dostuna hısmına saldırır bir Türkiye haline geldik..

Sonra o matemli günü konuştuk. Geçmişte modernlik isteyen her liderin, insanın başına gelen ‘DİNSİZ’ yakıştırmasının bu kez de Mustafa Kemal Atatürk ‘ün defninde polemik haline getirilmesini konuştuk. Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ord. Prof. Şerafettin Yaltkaya’nın, Atatürk’ü cenaze merasimine nasıl hazırladığını, dini esaslara uygun olarak, abdestinin aldırıldığını öğreniyoruz. Halkın izdihamından korkulduğu için, camiye götürülmeden Cenaze namazının da kılınabileceğinin fetvasının da kendisinin verdiğini öğrendik.

Sonuç olarak şunu gördük ki, bazı kesimlerin başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, modernleşmek isteyen, ülkesi için çalışan, muhasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için çabalayan zeki insanları, liderleri her zaman önce dinsizlikle, sonrasında özentilikle suçlamışlar ve yanlarına maalesef yandaşta bulmuşlardır.

Burada unutulmaması gereken konu şudur;

Mustafa Kemal Atatürk; çok iyi bir stratejist, askeri bir deha ve ileri görüşlü bir liderdir. ki sonuçta Gazi Mustafa Kemal değil midir, din ve devlet işlerinin ayrılması gerektiğini,  Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamayacağını, eğer izin verilirse de Türkiye nin 15 Temmuz gibi bir felaketle karşılaşacağını önceden ön gören…

Mustafa Kemal Atatürk Türk Milleti için, işgal altında olan, savaşlardan yorulmuş, kendi çıkarlarına uygun olduğu sürece tamam diyenlerin, bu duruma ses çıkarmayanların bulunduğu bir ortamda, halkın güvenini kazanan bir liderdir. Tüm dünyanın hem düşmanlığını hem de sevgisini kazanmış bir devlet adamıdır. Ki zaman içinde bu sevgi yerini, maalesef çoğu yerde sadece düşmanlığa bırakmış. Örneğin Nato tatbikatında yaşanan rezillik gibi…

Soğuk savaş yıllarından bugüne kadar, sadece tatbikat ve toplantı düzenleyen, Allah ‘a şükür ki ihtiyacımız olmayan, sadece destek istendiği dönemde bile mırın kırın yapan Nato, 2017 senesinde Norveçte gerçekleştirilen tatbikatta, ülkemizin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk düşman ülke liderleri arasında, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan ise, düşman devletlerle anlaşan kişi olarak lanse edilmiştir. İşte bizimde tam bu zamanda bizimde kendi içimizde Atatürk ne yapmıştır, nasıl yapmıştır, neden bunu yaptı yapmasaydı daha iyiydi tartışmasını bırakıp, açtığı yolda gösterdiği hedefe yürümemiz, günün şartlarına, çağın gerekliliklerine uygun adımlar atmalı, kısır tartışmaları geride bırakmamız gerekir. Yoksa bu emperyalist ülkelerin Ortadoğu planlarına madur olarak ortak olduğumuzda, Kurtuluş Savaşı için yeni bir Mustafa Kemal, İstiklal Marşı yazacak Mehmet Akif bulmamız gerekir.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

DÜZCE HAVA DURUMU