Karakter Boyutu :
Yrd.Doç.Dr.Fevzi Er

PİYASANIN BELİRSİZ HALLERİNDE SANAYİCİ İŞ ADAMLARI NE YAPMALI ?

18 Nisan 2014 - 13:00

İş adamlarının gelecekle ilgili karar almakta zorlandıklarını görüyoruz. İş adamları ile yaptığımız görüşmelerde ve toplantılarda, iş dünyasının geleceğini net olarak göremedikleri için gelecekle ilgili karar almak  yerine içinde bulundukları duruma çözüm bulmalarında zorlandıklarını ifade ediyorlar.

2013 yılı son çeyreğinde bu yana yükselen kur, borsanın ümit vermemesi ve faizin yükselmesi gibi birçok sorun iş adamlarını baskı altına alıyor. Siyasetin de yarattığı günü kurtarma ve istikrarsızlık gelecek için iş adamlarının davranışlarını olumsuz etkiliyor. Ekonominin gidişatını etkileyen tüm gelişmeler anlık olduğu için iş dünyasının yapacağı yatırım planlamasını geciktiriyor. Kur artışlarının yarattığı ekonomik tahribat ve buna bağlı olarak varlık değerlerinde görülen azalma sanayici ve işadamlarını tehdit etmektedir. 2003 yılından itibaren gelişmekte olan ülkelere gelen para artık gelmiyor. Çünkü, küresel sermaye kendisini güvenli hissedeceği yere gider. Güven azalmaya başladığı anda gelen paralar geri dönmeye başlar. Bu nedenle ülkemizin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkelerdeki sanayici ve iş adamlarının yatırımları risklere hassas hale gelmiştir. Uluslararası Finans Enstitüsü, gelişmekte olan ülkeler sermaye akışı araştırma notunda gelişmekte olan ülkenin risklerine işaret etti. Bu notunda, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin dış finansman ihtiyaçları olduğu ve belirsizliklerin devam etmesi durumunda kırılganlıkların artacağını açıkladı.

2002-2013 yılları arasında küresel sermayeden en fazla yararlanan Türkiye, kaynağından fazla büyüme yaşamış faiz ve kar transferi nedeniyle dış dengesi bozulan ülke olmuştur. Bu  nedenle, önümüzdeki  süreçte yabancı sermayenin girişi çok önemli. Son on yılda ekonomi riskini düşük düzeyde tutmayı başaran ülkemiz, yabancı sermaye girişi ile cari açığı finanse etmeyi başarmıştır. Yaşadığımız süreçte küresel sermaye akışı yavaşlayıp durma noktasına ve hatta çıkışı hızlanabilir. Türkiye için bu bir risktir. Bu riskin yabancı sermaye girişini azalttığını ve cari açığın finansmanını da gittikçe zorlaştırdığını görüyoruz. Bu gelişmelere karşın siyaset sistemimiz siyasi risk üretmeye devam etmektedir. Oysa sanayici ve iş adamı huzur istiyor, bürokratik verimli çalışmasını istiyor, güvenilir ve hızlı bir hukuk sistemi istiyor.

Sanayicimizin ve iş adamlarımızın risk algısını bozan ve ekonomi daha kırılgan hale gelmeden siyasetin ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirecek girişimler bekliyor. Öncelikle, iktidar gücünü elinde bulunduranların, siyaseti daha uyumlu getirip riskleri en aza indirmek, iç ve dış ekonomik dengeleri verimli hale getirmek, fiyatlarda istikrar sağlamak, dış yatırımlara güven vermek ve risk üretmekten kaçınmak için çaba harcamaları gerekmektedir. 

Sanayici ve iş adamlar doğru siyaset üretilmesine katkı yapmalarının yanı sıra aktifte kayıtlı düşük değerli sabit varlıklarını satıp nakit sağlayarak öz sermayeyi arttırmak yararlı olabilir. Atıl durumda olan ofis, fabrika  ve arsalar satılıp kiralanıyor.Bunun nedeni,İstikrarlı fiyatların  net görülememesidir. Borçlanıp satın almayın, satın almak için fiyatlarda istikrar sağlanacağı zamanı beklemenizi öneririm.  

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU