Karakter Boyutu :
Yrd.Doç.Dr.Fevzi Er

Seçim Sonrası İşletme Analizleri ve Riskler

21 Aralık 2015 - 17:49

İşletmeler uzun süredir kritik bir aşamadan geçiyor. Bu nedenle işletmelerin hızla ucuz emek odaklı işletmecilik anlayışından yüksek katma değerli ürünlere yönelik üretim sistemine geçmesi kaçınılmaz noktaya gelmiştir. Bunun için ilk yapılması gereken şey işletme ile ilgili doğru verilere sahip olmak, alışkanlıkla yönetim anlayışını bırakmak, bilgiye önem vermek ve doğru işi doğru yerde ve zamanda yapmaktır. Bunları yapmayan işletmeler kısa bir süre sonra ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. İşletmecilikte ciddi bir algı değişimine ihtiyaç olduğunun anlaşılması gerekiyor.

 

Cari açık azalsa da kur artışı nedeniyle döviz işletmeler üzerindeki baskıyı devam ettiriyor. Bu durumun devam etmesi halinde, kur artışından hammadde ithalatını yapan işletmeler daha çok etkilenecektir. Çünkü İthalat maliyetlerinin döviz olmasından dolayı kurlardaki artışın ithal mallarını maliyetli hale getirecektir. Diğer yandan ara malı ve hammadde ithalatının ihracatın içindeki payı yüksek olduğu sürece kur artışlarının ihracatçı açısından da maliyetli olacaktır.

İş yapma algısının değişikliği kayıt sistemlerinde başlatmak gerekiyor. İşletme faaliyetlerinin ne yönde geliştiğini görmek için kayıt sistemi önemsenmelidir. Çünkü günümüzde iş süreçlerinin her alanında yapılacak maliyet hesaplamaları işletmeler için avantaj sağlıyor. Yüksek katma değerli üretime geçiş, iş süreçleri ve işgücü planlanmasında yapılacak değişikliklerle mümkündür. İşgücü planlamasını üretime uygun bir şekilde yapmayan işletmelerin rekabet gücü azalır. Çünkü işgücü planlaması iş süreçleri ve rekabet gücü yaratma arasındaki ilişkilerin saptanmasında temel dayanaktır.

İşletmelerde maliyet hesaplamalara yönelik kayıt sisteminde muhasebe işlemlerini muhasebe kurallarına uygun bir biçimde yapılandırmak gerekiyor. Çünkü iş süreçlerinin geliştirilmesinde kullanılan teknolojilerin değişmesinde maliyetlerin farklılaşması maliyet verilerini doğru analiz edecek bir sistemi gerektiriyor. Piyasa koşullarının işletmeler üzerinde yarattığı ilişkiler nedeniyle işletmelerinin yapısını dikkate alarak maliyet hesaplarını yapmayan işletme yöneticileri eksik iş yapmış olurlar. Ulusal ve uluslararası rekabet ilişkilerini dikkate alarak maliyet hesaplarını yapan işletmeler ise rekabet ettikleri işletmelerden bir adım önde olacaklardır.

İşletmeler borç yükünü azaltarak öz sermayeye dayalı büyümeleri gerekiyor. Bu yönde Düzce’de faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin borçlarını uygun seviyede tutarak borç para ihtiyacının baskısından kurtulup kırılganlıkları azaltamamaları en önemli sorun olarak görünüyor. Bu nedenle bu işletmelerin üretim tekniklerini rekabet edebilir ölçeklere uygun hale getirerek iş süreçlerinin rekabet edebilir teknolojilere dönüştürmeleri ve ölçülü kredi kullanmaları gerekmektedir.

Düzce işadamları, ertelenen yatırımların biran önce başlatılması ve düşen kârlılıkların artmasını bekliyor. Düzce’nin yeni yatırım hamlesi yapması elzem bir hale geldi. Türk lirasının sürekli değer kayıp etmesi nedeniyle iç piyasaya yönelik üretim yapan işletmelerin sıkıntıları daha fazla artacaktır. Bu nedenle, işletmeler ihracat alanlarını geliştirmelidir. Bu yönde işletmelerin verimlilik ve eğitim alanlarındaki eksiklikleri hızla gidermeleri gerekiyor. Düzce’deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin ticari risk araştırmasında ticari riskin arttığını görüyoruz. Bu işletmelerin risk algıları ve yönetilmesinde de sorunları var. Ticaret riskinin olduğu yerde yatırımcılar yatırım yapmayacağına göre riski azaltacak tedbirlerin alınması hayati önem taşımaktadır.

İşletmeler için en önemli riskler kur ve maliyet artışları olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda finansmana erişim deki sorun faiz oranlarının yüksek olmasından kaynaklanıyor. Ancak, bir ekonomik daralmada kredi bulmada daha çok sorun yaşanabilir. İşletme yöneticileri bu durumu lehe çevirebilecek risk analizleri yapmalıdır. Risk analizinde varlık fiyatları ve özellikle dövize bağlı varlıkların değer kazanabileceği dikkate almak gerekiyor. Bu yönde işletmeler türev ürünleri ile döviz hareketlerinden doğabilecek değişimleri daha iyi yönetebilirler. Örneğin, işletmeler döviz kurunda oluşabilecek değişimlerde türev ürünler ile korunarak finansman için alacak portföyüne ve varlığa dayalı menkul kıymet ihraçları veya halka arzlar düşünülebilir.

Tüm bunları yapabilmek için yatırım yöntemi önem kazanıyor ve kaynak bulma sorunu öne çıkıyor. Bu yönde finansal kiralama (leasing) yöntemi ile yatırımlara kaynak sağlanabilir. Çünkü finansal kiralama, işletmelerin kuruluş veya büyüme dönemine geçtikleri süreçte yatırımlarını gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları orta vadeli finansman yöntemlerinden birisidir ve yeni olanaklar yaratmaktadır. Bu yöntem, sistem yöneticileriyle işletme yöneticilerinin bir araya gelerek proje odaklı üretime dayalı fon yaratabilir. Düzce’deki işletmelerin çoğu kritik süreçten geçtiği bir dönemde, bu kritik süreci en az kayıpla ve iyi bir planlama ile aşmak için finansal yönetimi tartışalım, fırsatları değerlendirelim ve işletmelerin kaynak sorunlarına çözüm bulma konularında yöntemleri belirleyelim.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU