Karakter Boyutu :
Yrd.Doç.Dr.Fevzi Er

2016 EKONOMİK ANALİZLERİM

01 Mart 2016 - 09:53

Yard.Doç.Dr.Fevzi Er

fevzi.er@surecbd.com

2016 YILI DÜNYA EKONOMİSİNE BAKILDIĞINDA;

ABD’nin faiz politikası, doların yükselmeye devam etmesi, gelişmekte olan ülkelerin rating notlarının düşme olasılığı, Çin ekonomisinin durgunluğu ve Ortadoğu’daki savaşların artması dünya ekonomisi ve para siteminde dengesizliklere işaret etmektedir.

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İSE;

2015’de yabancılar 2,4 milyar dolar hisse senedi, 7 milyar dolar devlet iç borçlanma senedi olmak devlet toplam 9,4 milyar dolar sattı ve bu döviz yurt dışına çıktı. 2015 yılında altın rezervleri 2,5 milyar dolar ve döviz rezervleri 11 milyar dolar azaldı.

Özel sektör dış borcunu ödemek için Türk lirasını dövize çevirecek döviz yine azalacak, yabancı yatırımcı, Türkiye’ye döviz getirip bozduruyor ve hazine bonosunu alıyor, dolayısıyla devlet içeride dış borç almış oluyor. Bu yönde kamu ve özel sektörün döviz talebi kurları yükseltiyor. Sonuçta kamu ve özel sektörün dış borç toplamı olan 163 milyar dolar Türkiye’nin dış borcunu oluşturmuş oluyor.

İhracatın önemli kısmını Türkiye’deki yabancı şirketler yapıyor. Para Türkiye’ye gelmiş gibi görünse de kar transferi olarak dışarıya çıkıyor. Türkiye’ye getirdikleri ara malların fiyatlarını yükselterek Türkiye’deki karlarını düşük tutup karlarının büyük kısmını yurt dışına çıkarıyorlar. Örneğin yabancı şirket Türkiye’de 100 TL.’.lik mal üretiyor ve ürettiği malın yüzde 20’sinde yerli girdi kullanırken yüzde 80’nini ithal ediyor. İthalatın da kendine bağlı şirketten yapıyor. Durum böyle olunca, karın büyük bölümü yurt dışına çıkmış oluyor.

Türkiye’nin ekonomik reformlar, enflasyon ve faizdeki gelişmeler, çalışanlara yapılan ücret artışlarının iç talebe etkisi, dışarıdan gelecek yatırım amaçlı para ve döviz kurları, terör olayı komşu ülkelerle olan ilişkileri ve yüksek borçluluğu analiz edildiğinde mali açıdan risklerle karşılaşabileceği görülmektedir.

Bu tespitlere göre 2016 yılında dünya ekonomisinde resesyon (durgunluk) devam edeceğini, ancak Avrupa ülkelerinde toparlanma olabileceğini düşünüyorum. Siyasi veya ekonomik şoklar engellemediği takdirde, Türkiye ekonomisi kamunun yapacağı yatırım ve harcamalar sayesinde azda olsa büyümesini arttırabilir. Ekonomi yönetimi faizin düşürülmesi yönünde Merkez Bankasına baskısını devam ettirirse faizin aşağı yönlü olması durumunda döviz fiyatları yükselmeye devam edecektir. Diğer yandan Avrupa ülkelerinde ekonomi toparlanırsa Euro’nun fiyatı dolardan fazla artacaktır. Komşu ülkeler ile sorunlar yaşayan ülkemizin turizm ve ihracat gelirleri de düşecektir. Bu yönde 2016 yılsonu Türkiye ekonomisindeki göstergelerin; Döviz kuru (Dolar:3.35TL.Euro:3,60 TL.),Büyüme: %3,7 Tüfe: %11,7 cari açık:%5, işsizlik: %11,faiz : % 8,enflasyon: %12 olacağını tahmin ediyorum.

Özetlersek, Uluslararası Ödeme Bankası (BIS) verilerine göre, küresel büyüme küresel borcu döndürmeye yeterli olmadığı ve bundan Türkiye’nin de içinde olduğu yükselen pazar ekonomileri olumsuz etkileneceği anlaşılmaktadır. Bu yönde nakit akışının büyük ölçüde önemli olacağı ve ülkemiz ekonomi yönetiminin bütçe açığını düşürmek için sıkı para politikasını devem ettireceği görülmektedir. Özel sektör ise, döviz ile borçlanmamaya özen göstermeli ve vadeli satışlarda garantili teminatlara yönelmelidir. Türkiye’de, yatırım amaçlı ihracata dayalı büyüme olmalı ve ar-ge araştırmaları temelinde düşük maliyetli üretime geçilmelidir.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU