Başarılı Bilim İnsanı Çalışmalarını Paylaştı

Başarılı Bilim İnsanı Çalışmalarını Paylaştı

Bir zamanlar Türkiye’de yaptıkları şarkılarla gündeme bomba gibi düşen Barış ve Damlalar grubu üyelerinden olan ve aynı zamanda Fransa’da akciğer hastalıklarıyla ilgili yaptığı çalışmalarla bilime katkı sağlayan Düzceli Barış Korkmaz, Mehmet İbrahimoğlu ile Sağlık programının konuğu oldu. Dr. Barış Korkmaz, Fransa’da yaptığı çalışmalarla birlikte KOAH hastalığına çare olacak ilaç ile ilgili açıklamalarda bulunarak ilacın 4-5 sene içerisinde eczanelerde yer alacağını duyurdu.   

20 senelik süre içerisinde akciğer ve göğüs hastalıkları üzerinde çalışmalar gerçekleştiren ve aynı zamanda Düzceli olan Dr. Barış Korkmaz, Düzce TV ekranlarında yer alan Sağlık programının konuğu oldu. Programda sağlık üzerine yaptığı çalışmalardan bahseden Korkmaz, aynı zamanda üyesi olduğu ve yıllarca müzik listelerinde yer alan şarkıları oluşturdukları Barış ve Damlalar grubunun faaliyetlerine devam ettiğini, yakın bir zaman içerisinde yıllar sonra Düzce’de konser vereceklerini ifade etti.

“Bir İlaç İçin 20-25 Senemizi Veriyoruz”

Ömrünü adadığı çalışmalarla birlikte KOAH hastalarına çare olabilecek ilacın, Dünyaca ünlü dev ilaç firmaları tarafından test edilme aşamasında olduğunu belirten Korkmaz, şöyle konuştu:

“Bir gün hastalara bir ilaç verebileceksek veya bir klinik çalışmalar yapabileceksek bu 20 -25 yılımızı alıyor. Eğer bir ilaç hastaları iyi edebilecekse veya yeni bir teknoloji hastalara ulaştırılacaksa bizim atomları konuşmamız lazım. Atomların numaralarıyla hastalıkları anlatmamız lazım. KOAH’ı insanlarımız biliyorlar. Kısaca KOAH bir akciğer hastalığı. Sigara içenlerin ve tütün kullananların yakalandığı bir hastalık. Çok prestijli araştırma merkezleri artık bunun sebeplerinde bir numaraya kirli havayı koyuyorlar. Kirli havada bu hastalığın başlamasında çok büyük rol oynuyor. Bildiğiniz gibi nefes darlığı yaşanıyor, insanlar nefes alamıyorlar, çok balgam üretiyorlar.”

“Fransa’ya oranla Türkiye’de daha çok biliniyor”

30 yıllık süre sonrasında mezun olduğu ve Türkiye’de sayılı liseler arasında gösterilen Saint Benoit Lisesi’nde öğrencilerle buluştuğunu söyleyen Dr. Barış Korkmaz, Türkiye’de KOAH hastalığının Fransa’ya oranla çok daha fazla bilindiği belirttiği konuşmasında şunları söyledi:

“Ben geçen hafta İstanbul’da üniversitelerde konferans verdim. Üniversite bütün öğrenciler KOAH’ın ne olduğunu biliyorlardı. Daha sonra 30 sene sonra ilk defa Saint Benoit Fransız Lisesine gittim. Benim lisem orası. 10. sınıflara davet üzerine çalışmalarımı anlattım. O çocuklarda bu hastalığın ne olduğunu biliyorlardı. Bu çok büyük başarı bizim için diyebilirim.

Fransa’yla kıyaslarsak, Fransa’da bu hastalık Türkiye’de olduğu kadar bilinmiyor. Halbuki çok çok önemli bir hastalık. 20 seneden beri dünyada ölümcül hastalıklarda 3. sıraya geleceği tahmin ediliyordu. An itibariyle dünyada ölümcül hastalık arasında 4. sırada yerini aldı. maalesef dünyada her 3.2 milyon kişi bu hastalıktan maalesef ölüyor. Şu anda dünyada hastalığın değişik evrelerinde olan 120 milyona yakın hasta var. Bu büyük bir problem. Bu yüzden de böyle büyük insan öldüren bir hastalığa büyük ilaç firmaları veya prestijli araştırma merkezleri araştırmaları senelerden beri yapıyorlar.”

“KOAH insanları ölüme kadar götürüyor”

Uzun yıllar boyunca sigara içen insanların akciğer yetmezliği, organ yetmezliği gibi hastalıklarla karşı karşıya kalabileceklerine konuşmasında yer veren Dr. Barış Korkmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Şimdi siz uzun süre sigara kullandığınız zaman ve hava kirliliği olduğu zaman akciğer burada bakteriler var diyor. Halbuki bakteri yok. Bu hücreler damarlardan çıkıyorlar uzun seneler akciğere gidiyorlar ve orada kendilerini patlatıyorlar sanki bakteriler varmış gibi. Bu hücrelerin patlatması akciğere zarar veriyor ve bu hücreler bu şekilde balgam salgılıyor. Halbuki bütün bu sistemler bakteri öldürmek için yapılmış sistemler. Ama seneler boyunca bakteri olmadan bunlar aktif duruma geldiği zaman artık akciğer çok zarar görmüş oluyor. Bu da insanları en sonunda enfeksiyonla akciğer yetmezliği ve diğer organ yetmezliklerinden insanlar maalesef ölüyorlar.”

“30 Yıldır Çare Bulmaya Çalışıyoruz”

Hatalığın genetik yönü de olduğuna vurgu yapan Korkmaz, şöyle devam etti:

“Bu hastalığın bir de genetik yönü var. Bu enzimleri etkisiz hale getiren moleküller bazı genetik hastalıklarda olmuyor. O çocuklar genetikleri bozuk doğuyorlar. Bu protein onlarda çalışmıyor. Çalışsa bile çok az oranda karaciğerde kalıyor ve kana karışamıyor. Ve bu hastalar bir zaman sonra çok büyük risk taşıyorlar ve bu KOAH gibi anfizema kronik bronşit hastalık gibi hastalıklar bu hastalarda görülüyor.

1965’ten beride bu enzimlerin bu hastalıkta çok büyük rol oynadığını biliyoruz. Biz 30 seneden beri bu enzimleri etkisiz hale getirmeye çalışıyoruz.

Madem bu enzimlerin etkisiz hale getirilmesi gerekir siz bunu ilaç olarak hastalara verin diyebilirsiniz. Bu bir tedavi stratejisi olabilir. Zaten bu genetik hastalarda kullanılıyor. “

“4-5 Sene İçerisinde Eczanelerde Yerinin Alacak”

KOAH hastalığını tedavisinde kullanılacak bu ilaç için dünya devi ilaç firmalarının rekabete girdiğini ve çeşitli deneler sonucunda ilacın etkisinin yeterli seviyeye ulaştığında tüm eczanelerde yerini alabileceğini vurgulayan Korkmaz, şunları söyledi:

“Tedavi için harcanan para iki kıtada 100-120 milyar dolar civarında. Böyle ölümcül bir hastalığa ve böyle Dünyada 120 milyon hastanın olduğu bir hastalığa bütün dünyanın dev ilaç firmaları girerler. Bu çok rekabetli bir olay. Biz üzerinde çalıştığımız ilaç modellerini 10-15 yıl önce rakip olarak gördüğümüz bu ilaç firmalarına gösterdik ve şimdi biz birlikte çalışıyoruz.

İlk kongreyi ilk 2016 yılında düzenledim. Diğer araştırmacıları, hekimleri ve ilaç firmalarını davet ettim. Ne yapacağımızı ilk orada konuşmaya başladık. 2017 senesinde ilaç firmaları sonuçlarını açıklamaya başladı. Bu aynı bizim yapmak istediğimiz molekülü olan 4 tane dünyanın dev ilaç firması var.

Bir İngiliz ilaç firması dedi ki biz ilaçlarını veriyoruz, ilaç gönüllü insanlarda tolere oluyor ama ilaç makasları %20 - %40 oranında yok ediyor ve onlar daha ileri gidemiyorlar.

2. ilaç firması yine İngiltere’nin dev bir firması. Onların sonuçları %60’lık bir oranda. Şu anda cesaret veren bir oran bu. Ben hemen hemen bütün gençliğimi bu ölçümleri yapmaya harcadığım için ikinci kongreyi bu %60 için harcadım. İlaç firması tekrar ölçüm yaptılar ve benim şahsi görüşüm %60’ın çok daha üzerlerinde. Aynı ilaç firması şu an dünyada KOAH hastalığına benzeyen başka bir hastalıkta ilaç denemelerini bitirdiler.

KOAH’a çok benzeyen bir hastalık. Ben bu ilaç firmasıyla da ortak çalışıyorum. Amerika’ya çağırdılar benim 3 haftalık. Bunun B planını konuşmak için. Şu an sonuçlar yayınlanma aşamasında.

Hastalarda ilacı denediğimiz zaman artık hekimler hastalık üzerinde etkisine bakıyorlar. Eğer bu ilaç denemesi başarılı olursa ilaç 1500’e 3000 hastada denenecek ve ondan sonra da artık eczanelere ve hastanelere ilaç gönderilecek. Bu süreye en fazla 4-5 sene diyebiliriz."

"KOAH hastalığı geriye dönüşü olamayan bir hastalık"

Avrupa'nın ün büyük araştırma merkezinde görev yapan Korkmaz, şöyle devam etti:

"Benim şuan çalıştığım enstitü Avrupa’nın bütçesiyle en büyük araştırma merkezi. Benim gibi 300-400 tane araştırmacı var. Yıllık bütçede 1 milyar euro civarında. O ilaçtan aldığınız sonuçlar herkesi tatmin etmesi gerekiyor. Bu denemelerde %95’lik bir oran yakalayabilirsek bu hastalıkların bir daha geri gelmesi pek mümkün gözükmüyor.

KOAH hastalığı geriye dönüşü olamayan bir hastalık. Biz bir tedavi yaptığımız zaman hekimlerle tartıştığımız bir konu var. Hastalığın geriye dönüşü var mı yok mu? KOAH hastalığı teşhis koyulduktan sonra geriye dönüşü olamayan bir hastalık.” 

"Şarkılarımızı yapmaya devam ediyoruz"

Bilimsel araştırmalarının yanında yaptıkları şarkılarla bir döneme damga vurdukları Barış ve Damlalar Grupları ile birlikte konserlere devam ettikleri belirten Korkmaz şöyle devam etti:

“Biz çocukluğumuzdan beri halk dansları yaparız Sevil, ben ve Elodi. İlk albümümüzü Türkiye’de çıkarmak için 1998 senesinde İstanbul’a geldik. Talihsiz bir sene oldu. Tam kayıttayken İstanbul Depremini yaşadık maalesef. 200 senesinde de ilk albümümüz çıktıktan sonra Düzce’ye geldik. İlk olarak Melisa Düzceli şarkımızı çıkartmıştık. O şarkı çok büyük sükse yarattı. Takipçilerimiz hala Düzce il sınırında 2002 yılında yapılan ve bizimde katıldığımız o efsane konseri geçebilen hiçbir konser olmadığıdır.

Avrupa’da kültür gecelerinde konserlerimiz oluyor. Genellikle bilim kongrelerinde çok konser veriyoruz. Orada mesajlarda veriyoruz yaptıklarımızı anlatıyoruz Avrupa’da. Türkçe şarkılar söylüyoruz İngilizce şarkılar söylüyoruz… Barış ve Damlalar diye aratırlarsa sosyal medyada bizim yaptığımız şarkıları müzikseverler göreceklerdir.”

"İlk durağımız Düzce Olacak"

Barış ve Damlalar müzik grubunun bir diğer üyesi olan ve Fransa’da kadın kısırlığı üzerine bilimsel araştırmalarda bulunan Elodi Kara, yayına bağlanarak Düzce’yi çok özlediğini belirttiği konuşmasında şunları söyledi:

“Fransa’dan yayına katılan ve kısırlık alanında çalışmalar yapan Elodi Kara, kısırlığa karşı bir ilaç yapma aşamasındayız. Dev bir yatırım bulduk. Bunun yanında bu ilaçla birlikte daha çok çiftin çocuk sahibi olmasını sağlayacağız. Stüdyoda çalışmalarımıza da devam ediyoruz. Düzce’yi çok seviyoruz. Yakın bir zamanda da gelmeyi düşünüyoruz. Düzce halkı bizi senelerdir bağrına bastı, onlar bizi çok sevdi biz de onları çok sevdik. İnanın en kısa zamanda Türkiye’ye ilk geldiğimizde gideceğimiz yer hep beraber Düzce olacak.”

“Sizlerle birlikte olmayı çok isterdim”

Grubun diğer üyesi olan ve Almanya’da Kalp ve Damar Hastalıkları üzerine araştırmalarda buluna, Almanya’nın en prestijli üniversitelerinde olan Heidelberg Üniversitesinde öğretim görevlisi olan Sevil Icöz, şöyle konuştu:

“Ben Heidelberk üniversitesi hastanesinde çalışıyorum. Günlerim doçentlik sınavına hazırlanmakla geçiyor. Öğrencilere ders veriyorum. Biz daha çok kalp cerrahisiyle ilgileniyoruz. Genellikle araştırmalarımız kalp damar hastalıklarında oluyor. Ama bunun yanında müzikle beraber yaşıyoruz. Barış ve Elodi Fransa’da ben Almanya’dayım ayrıyız, ailelerimiz Türkiye’de o yüzden artık şarkı sözlerimiz daha duygusal oluyor. İnanın şu an orada sizlerle birlikte olmak çok isterdim, şu anda çok etkilendim, çok duygusallaştım.”

Haber: H. DURNA

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
OKUYUCU YORUMLARI
27.11.2019
13:19

SİZLER DÜZCENİN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARISINIZ, BUNU YENİ KUŞAĞIN BİLMEDİĞİNİ DÜŞÜNEREK SÖYLÜYORUM.

Katılıyorum   Katılmıyorum
%52,17
BÜTÜN GÜZELLİKLER SİZİNLE OLSUN
24.11.2019
11:07

Gurur. Duydum. Hem. Duzce lı. Hem. Akrabam. Coooook güzel olmuş maşallah allahım yolunu açık etsin inşallah

Katılıyorum   Katılmıyorum
%54,17
Hacer. Sevıkoğlu.


Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.