Neler Olacak Neler ?

Ne demiş Darwin: “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan! Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan."

Kim ne derse desin, değişim başladı.

Öngörüleri güçlü olanlar ya da güçlerini öngörüleri üzerine kullananlar yoğun mesai içindeler.

Karmaşık teknolojiyi, içine güven koyarak insanlığa içirecekler.

Akçakoca'da kurulan kamera sisteminin açılışında güzel bir sohbetimiz olmuştu.

Hem devlet, hem de millet adına temsilcilerin olduğu ortamda, bu kameraların özgürlüğü kısıtlayıp kısıtlamadığını tartışırken, bir arkadaşımız, "Güvenlik mi yoksa özel hayat mı daha önemli!” deyince konuyu çözemeden kapatmıştık.

Çünkü güvenliği hiç birimiz göz ardı edememiştik.

Yani demem o ki, ilahlığa oynayanlar, bize daha sağlıklı, daha güvenilir bir yaşam sunarak, bizi güdülebilir hayvan haline getirmek istiyorlar.

Nasıl mı?

Blok zinciri (blokchain), olmadı büyük veri (big data), o da olmadı yapay zeka yüklenmiş, uçtan uça güvenlikli yazılım örnekleri olan WhatsApp, facebook, twitter gibi sosyal ağlar.

Hedef tek bir dünya devleti kurmak! Yaşayan her insanı da dünya vatandaşı yapmak.

Sonrasında da bu devletin başına geçip “Ben sizin tanrınızım!” demek. “Sen şurada çalışacaksın, sen bu kadar vergi vereceksin!” diye emir vermek. Emre uymayanı bloklamak, ya da dünya dışına itmek, olmadı teknoloji ile zehirlemek v.b.

Peki, kim bunlar diye düşünmeye gerek var mı?

Sosyal ağları kuran, teknolojiyi yöneten ve müthiş gelirler ile dünyayı sömürenler.

İşte bu teknoloji şeytanları ile mücadele etmenin yolu, yine onların anlayacağı dilden, teknolojiyi kullanarak olacaktır.

Hani bir söz vardır. "Müzik değiştiğinde, dans da değişir." 

Oyunun kurallarını koyanlara, anlayamayacakları oyunlar kurmak lazım.

Bu konuda siyasetçilerden fazla bir beklentim yok.

Çünkü, yetkili yöneticilerin etrafı, hazırdan beslenen, statükocu danışmanlar tarafından sarılmış.

Değişim kolay değildir. Kifayetsiz muhterislerin işi hiç değildir.

İki entelektüel kelime, giyim tarzı, üç beş fotoğraf ve salt söylem ile siyaset yapma dönemi bitmiştir.

Ancak gençlerimizden çok umutluyum.

Ülkemiz gençleri, beyinlerinde, bilinç ve bilinçaltı yapılarında, toplumsal açıdan, inanç, ahlâk, milli birlik ve dayanışma kültürü olduğu müddetçe, teknolojiyi esir alacaklardır. 

Nasıl ki gençlerimizin, Suriye savaşında İHA ve SİHAlarla elde ettikleri başarı herkesi şaşırttıysa, bundan sonra da şaşırtmaya devam edecektir.

Allah Kur'an-ı Kerim'de:
"Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları “en uygun, maksadı gerçekleştirmede en etkili olan silahlar ile diğer araç gereçler, askerî eğitim, savunma ve savaş stratejisi gibi savunma ve zafer için gerekli olan her türlü askerî güç ve imkânlar” hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir." (Enfal, 8/60) diyor.

Kalın sağlıcakla...


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.