Karakter Boyutu :
Yrd.Doç.Dr.Fevzi Er

SOSYAL YARDIMLAŞMANIN EKONOMİK VE AHLAKİ BOYUTLARI

19 Eylül 2016 - 12:34

Türkiye’de sosyal yardımlaşma amaçlı ekonomi toplumsal ilişkiler açısından alanını önemli ölçüde büyütmektedir. Bu açıdan sosyal yardımlaşma kurumlarının faaliyetleri incelendiğinde ticaret, eğitim sistemi, yaşam tarzı ve sosyal ilişkiler üzerinde yönlendirici etkilerini görebiliriz. Bu yönde oluşan dayanışma ise toplumun iş hayatını ve ahlak anlayışını çıkar ilişkisine dayalı sisteme dönüştürmüştür. Bu biçimde oluşan ağ sistemi insanları tembelleştirmiş, insanları bağımlı hale getirmiş ve sistem istismar edilerek ahlaki değerleri zayıflatmıştır. Çünkü bu sistemde toplanan paralar belirli kesimlerde birikip çıkar ilişkisi temelinde sosyal yardımlaşma amacına yönelmiştir. Bu yardımlaşma sistemi ise insanlar arasındaki ilişkileri bozarak devlete ve devleti yönetenlere karşı güveni azaltmıştır. Bu yönde sosyal yardımlaşma amaçlı toplanan paralar yasal kurallara göre değil menfaat guruplarının kurallarına göre kullanıldığından belli grupları besleyen ekonomik araç haline gelmiştir. Ne yazık ki sosyal yardımların özünde yoksul insanları koruma çabası olmasına karşın amacına uygun kullanılmadığı için insanların üretkenliğini azaltmakta ve ekonomiye katkılarını engellemektedir.

Sosyal yardımlaşma ekonomisinin temel amacı sosyalliktir. Sosyallikte amaç toplumda geliri düşük insanların yaşam standartlarını iyileştirmek ve sosyal ilişkilerini zenginleştirmektir. Bu amaca ulaşmak için sosyallik adına toplanan paraların dağıtımında uygun araçların kullanılması gerekiyor. Bu yönde sosyal yardımlaşma ekonomisinin kaynakları ihtiyaç sahiplerine doğruluk, eşitlik ve objektiflik esasları çerçevesinde dağıtılmalıdır. Bu amaca uygun olarak sosyal değerler üzerinde kurulmuş ve devlet kurumlarından bağımsız faaliyet gösteren dernek ve vakıflar sorumluluk çerçevesinde görevlerini yerine getirdiklerinde yapılan yardımlar hem ekonomik hem de ahlaki değeler açısından amacına ulaşır. Çünkü bu kuruluşların sorumluluğu, ihtiyaç sahibi kişilerin temel hak özgürlüklerini koruyarak herkese insanca bir yaşam düzeyini temin edecek faaliyetler çerçevesinde sosyal adaleti sağlayacak biçimde yardımları gerçekleştirmektir. Ancak geçmişten bu güne gelinen süreçte yoğun olarak gündemde olan sosyal yardımlaşma ile muhtaçların korunmasına yönelik faaliyet gösteren kurumların izlediği yanlış yardım faaliyetleri nedeniyle geldiğimiz noktada isosyal yardımlar istismar edilmiştir. Özellikle çıkar amaçlı ve denetimsiz yardımlar insanların gelir gücünü arttırmadığı gibi onları istismar etmiştir. Bu nedenle sosyal yardımların arttırılması muhtaçlığı giderememiş ve yardım yapan dernek ve kuruluşlar yardım yaptıkları insanları kendilerine bağlı duruma getirerek çalışma hayatına zarar vermişledir. Çünkü cari açığa dayalı bir ekonomide muhtaçlığı arttırarak sosyal yardımlaşma ekonomisini büyütmek tam istihdam ve kaynakları etkin kullanma sorununu ortaya çıkarır ve hayır amaçlı dağıtılan yardımlar çıkar gruplarını besleyen ranta dönüşür. Bunu engellemek için sosyal yardım amaçlı toplanan paraların dağıtımında kamu yararına uygun yasalar esas olmalı ve mutlaka devletin denetiminde olmalıdır. Aksi takdirde toplanan ve dağıtılan paralar ekonomiye katkı sağlamaz.

Günümüzde sosyal yardımlar yoksulluğa çare bulmada anahtar hale gelmiştir. Ancak bu paraların ekonomiye katkısını iyi analiz etmek ve yasalar çerçevesinde bir zemine oturtmak yararlı olacaktır. Bu paralar kontrol altına alınmadığı takdirde, insanların ve ailelerin etki altında kaldığı sosyal yardımlaşmanın olumsuz sonuçları muhtaç toplumu baskı altında tutarak gelecekten umutsuz insanların artmasına neden olacaktır. Sosyal dayanışma amaçlı toplanan paraların hesap verilebilirlik, dürüstlük, şeffaflık ve sosyal sorumluluk çerçevesinde toplanması ve harcanması hem ahlaki hem de ekonomik açıdan çok önemli duruma gelmiştir. Çünkü amacına uygun yapılan sosyal yardımlar hem insan kalitesini arttıracak hem de ekonomiye katkı sağlayacaktır. Bu yönde ihtiyaçlarını

karşılamayacak kadar düşük gelire sahip olanlara alternatif gelir kaynakları yaratmak ve onlara sosyal güvence sağlamak sosyal devletin en önemli sorumluluğudur. Bu nedenle devletin topluma sunduğu olanaklardan tüm insanların eşit derecede yararlanması için sosyal devletin alt yapısını oluşturmak gerekiyor.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU