Karakter Boyutu :
Yrd.Doç.Dr.Fevzi Er

VARLIK FONU NEDEN KURULUR?

16 Şubat 2017 - 15:38

fevzier@dogruakademikdanismanlik.com

Türkiye varlık fonu yönetimi A.Ş. 6741 sayılı kanunla 26.08.2016 tarih ve 28913 sayılı resmi gazetede yayımlanarak kurulmuş, 2017 Şubat ayı içinde bazı varlıklar bu fona devredilmiş, yönetim kurulu oluşturulmuştur. Ancak Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bu konuda büyük tartışma çıkması nedeniyle, AKP, CHP ve MHP’nin ortak öneriyle fonun uzmanlardan oluşan bir komisyonca denetlenmesi kabul edildi. Bu komisyon Başbakan tarafından oluşturulacak. Nihai karar ise Genel Kurul’da netleşecekti. Ancak değişiklikler yapıldı. Bundan sonraki süreçlerin nasıl olacağı konusunda belirsizlikler var.

Dünyada 45 ülkede varlık fonu kurulmuştur. Bu fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 7,5 trilyon dolardır. Bu fonlar petrol ve doğal kaynaklara veya ihracat ve finans piyasa gelirlerine dayalı kurulan varlık fonlarıdır. Bu ülkelerdeki varlık fonlarının amacı paralarını uluslararası yatırımlarda değerlendirmektir. Anlaşılacağı üzere fonlar iç piyasaya finansman sağlamak için değil, ülke dışında yatırım yapmak için kuruluyor. Bakanlar Kurulu kararında bu varlık fonuna dahil edilen şirketlerin faaliyetleri arasında finansman sağlamayı amaçlarken, uluslararası finansman sağlamaya yönelik varlık şirketlerinin teminat, rehin ve ipotek tesis etme kararı da mevcuttur. Ancak Türkiye emtia ihracatçısı olmadığı gibi cari açık veren ülke konumunda olduğu için varlık fonunun iç piyasaya finansman sağlamak üzere kurulduğunu düşünüyorum. Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standart & Poor’s (S&P) Türkiye analisti Frank Gill, varlık fonlarının cari fazlası olan emtia ihracatçısı ülkeler tarafından zor durumlarda kullanılmak üzere kurulduğunu, Türkiye’deki varlık fonunun bu tanıma uymadığını açıklaması düşüncelerimde haklı olduğumu gösteriyor. Ayrıca Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Merkez Direktörü Emin Dedeoğlu’nun hazırladığı değerlendirme notunda, varlık fonuna aktarılan şirketlerin nasıl kaynak yaratacağının belirsizliğine de dikkat çekmesi durumun önemini ortaya koymaktadır.

Sata sata beş kuruş bırakmayıp, en sonunda evi ipotek ettirip, hanımın bileziklerini bozduran müflis tüccarın başına ne gelmişse bugün Türkiye aynı noktaya yakınlaşmıştır. KHK ile Ziraat Bankası, Türkiye Petrolleri, PTT, BOTAŞ, Borsa İstanbul, Türksat, Türk Telekom'un Hazine hisseleri, ETİ Maden, Çaykur bir gecede Varlık Fonu"na devredildi. Yine turistik bölgelerdeki bazı araziler, Hazine'den Varlık Fonu'na geçti. Böylece Türkiye'nin elde kalan bütün varlıkları, hisse senedine, tahvile dönüştürülüp yabancılara satılacak. Bunların büyük bölümü İslami finans adı altında İngilizlere satılacak. Bir fonun varlık fonu olabilmesi için bir varlığa sahip olması gerekiyor. Ancak Türkiye'nin petrolü, emtiası ve tasarrufu yoktur. Türkiye borçlu bir ülkedir. Bu şartlarda varlıkları kendine alır, ipotek eder, teminat gösterir ve bu ipotek ettiği varlıklar üzerinden borçlanır. Bu nedenle bu varlıklar yatırıma dönüştürme fonu değildir. Fona devredilen kurumlar, cumhuriyetin eserleridir. Bu karar, ekonomide gelinen noktayı anlatıyor, çaresizliğin itirafıdır.

Bir ülkenin elindeki iktisadi kaynakları verimli yönetmesi, kriz dönemlerinde ekonomiye yön vermesi için nakit gücünün olması, rasyonel projelere kaynak yaratması olumlu düşüncelerdir. Ancak devletin varlıkları bir havuzda toplanması ilk bakışta olumlu gibi gözükse de fon amacına uygun kullanılamaz ise kötü sonuçları olabilir. Türkiye’de oluşturulan Varlık fonu ile hazine devre dışı kalıyor ve gelirlerin toplanacağı birden fazla kasa oluşuyor. Varlık fonunu, bağımsız denetim, merkezi denetim elemanları tarafından bağımsız denetim, TBMM plan bütçe komisyonu denetleyecek. Ancak varlık fonunun denetiminde bu denetimlerin fonksiyonu olmayacak. Çünkü bu denetimlerde hükümetlerin çoğunluğu olan siyasilerin kararı esas olacaktır. Bu nedenle fon denetimini Sayıştay yapmalıdır. Sayıştay bu fonu denetlemediği takdirde paraların nereden gelip, nereye gittiği konusu hep tartışma

yaratacaktır. Meclis denetliyor deniliyor, ancak meclisin denetimi siyasidir. Hesapların incelemesini Sayıştay yapmalıdır. Fon yöneticilerinin atanmasında da şüphelere yer verilmemelidir.

Fon varlıklarının özelleştirilmesi yerine işletilmesi için daha iyi sonuçlar alınabilecek yöntemler belirlenmelidir. Devletin varlıkları gelecek nesiller için önemli kaynaklardır. Bu yönde gençlerin geleceği ipotek altına alınmamalı ve fonlar kesinlikle bütçe açıklarını kapatmak için kullanılmamalıdır.

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz ?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Tüm Yazılarını Göster
DÜZCE HAVA DURUMU