'Lütfen çamaşır suyu içmeyin!'

Tüm ülkelerin ilgi ve enerjisinin Korona’yla mücadele ve yol açtığı sıkıntıları gidermeye yoğunlaştığı şu daraltıcı ve iç karartıcı dönemde  dünyada bazı matrak gelişmeler de olmuyor değil.

 

Mesela Korona’dan en çok etkilenen, vaka  ve ölüm sayıları açısından da dünyada başı çeken ABD, başkanları -müstesna insan- Trump önderliğinde bu musibete karşı canhıraş bir savaş verirken, diğer yandan 3 Kasım 2020 tarihinde yapılacak başkanlık seçimlerine de hazırlanıyor. Bu realite Sayın Trump’ı özellikle bu mücadelede ivedi başarıya adeta mahkum kılıyor ve o da gayretlerini halkına ve seçmenlerine göstermek adına cevval bir bilim insanı duyarlılığıyla bu sorunun çözümüne ilişkin ‘’post medical’’ teori ve önerileriyle neredeyse gün aşırı medya karşısına çıkıyor.

 

Daha önceki bir basın toplantısında henüz etkileri kanıtlanmamış bir ilacı Korona’ya kesin çözüm olarak sunan ve ancak tıp danışmanı tarafından sözleri tashih edilen (halk tabiriyle yalanlanan) Trump’ın içindeki zafer aşkını bu gibi yol kazalarının durdurabileceğini düşünenler, her zaman olduğu gibi bu kez de yanıldılar. Evvelki gün yaptığı basın toplantısında;

 

“Peki dezenfektanları vücuda enjekte edeceğimiz bir yol var mıdır? Belki de içimizde bir çeşit temizlik yapabiliriz. Biliyorsunuz; virüs ciğerlere iniyor. Buna bir bakmak ilginç olabilir" şeklindeki ifadeleriyle tüm bilim dünyasında çığır açabilecek bir yöne işaret etti ve dün Beyaz Saray’da gazetecilerin bu konudaki sorularını yanıtlarken, bu tezini destekler nitelikteki yeni açıklamalarıyla deha ve fikri takip azminin azametini bir kez daha tüm dünyanın gözleri önünde cömertçe sergiledi.

 

ABD başkanlık seçimleri sürecinde Demokratların favori aday adayı ve Obama dönemi başkan yardımcısı Joe Biden’ın rakipten gelen bu muhteşem gol pasını ıskalaması mümkün değildi.  Aldı, göğsünde yumuşattı, sonra yerde sektirirken kaleye baktı ve nefis bir plaseyle ağları havalandırdı. Goollll…

 

Joe Biden, bizde bu tip durumlarda örneği çok görüldüğü üzere Trump’ın bu sözleri üzerine öfkelenmedi; “sen bilim adamı mısın, binlerce uzman bu konuyu bilmiyor da sana mı kaldı böyle şeyler söylemek, bu nasıl sorumsuzluk, ya panik halindeki onlarca insan dezenfektan içmeye kalkarsa bunu bedelini nasıl ödersin, hainsin, alçaksın, bölücüsün, Putin kuklasısın vs..” gibisinden hiddetli tepkiler göstermedi.

 

 Ya ne yaptı?  Sosyal medya paylaşımında sadece;  “Bunu söylemek zorunda olduğuma inanamıyorum, fakat siz lütfen çamaşır suyu içmeyin” dedi.

 

Birileri modası geçmiş, ulusların huzur, barış ve gelişimine hiçbir katkı sağlamayan, düşmanlaştırma saikiyle kitlelerini domine edip seçim kazanmaya matuf haşin ve gaddar yüzlü bir siyaset anlayışının hâlâ geçer akçe olduğunu düşünüyorlarsa fena halde yanılgıdalar. Zeka ve espri yüklü tek bir tweetin tüm paradigmaları alt üst edebildiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Algı yönetimi ve trol faaliyetleri için harcanan sınırsız para ve kaynaklar, iktidarı ele geçirmek ya da korumak için toplumu alabildiğine kutuplaştırmaya yönelik gerginlik politikaları her ne kadar kısa vadeli çözümler sağlıyor gibi görünse de, sonuçta keskin zeka ve pozitif enerji, zayıf ve olumsuz olana galebe çalar. Zira insan doğası her alanda daha gelişmiş ve pratik olana yatkındır.

 

Selam ve esenlikler…


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.