BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN KAMUSAL SORUMLULUĞU


                                                                   Dr.Fevzi Er
                                 fevzier@dogruakademikdanismanlik.com

1956 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı ticaret kanunu, belediyelerin ticari faaliyetleri ve bu faaliyetlerin denetimini esaslara bağlamıştır. Bu yönde 1984 yılında yürürlüğe giren 3030 sayılı kanun ise,  büyükşehir ve ilçe belediyeler hizmeti yaparken 1580 sayılı belediye kanunu çerçevesinde belediyelerin hak ve yetkilere sahip olduğunu açıklamıştır. Aynı kanun büyükşehir ve ilçe belediyelerine de ortak her çeşit ticari girişimlerde bulunma yetkisini vermiştir. Bu amaçla belediye şirketleri, belediye bünyesinde ticari şirketler gibi değerlendirilmiştir. Diğer yandan 4046 sayılı özelleştirme hakkında kanunun 26. maddesinde, belediyelerin kurdukları şirketler tarafından da ticari kuruluşlar kurulması mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye iştirakinde bulunması Bakanlar Kurulu’nun iznine tabi tutmuştur. Böylece belediye meclisi kararlarıyla kurulan şirketler için Bakanlar Kurulu izni zorunlu hale gelmiştir. Bu durumda önce Bakanlar Kurulu’ndan izin alınacak ve sonra belediye meclis kararı ile kurulacaktır. Fakat uygulamada bazı belediyeler kurulmuş şirketlere sermaye artırımı yoluyla kaynak aktarıp şirketleri büyüterek faaliyetlerine devam etmektedir.
Belediyelerin faaliyet alanları 5393 sayılı Belediyeler Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre, amaçları mücavir alanda mahalli ve müşterek ihtiyaçları karşılamak olan belediyelerin bu faaliyetlerin ne kadarının mahalli müşterek hizmet ile sınırlı olduğunun ve uygulamaların ne kadar adaletli olduğu konularında şüpheleri olduğunu biliyoruz. Bu faaliyetler ile belediye şirketleri bir taraftan haksız rekabet yaratırken diğer taraftan belediye kaynaklarını denetim dışı kullanmaktadır. Serbest piyasa ekonomisi devletin ekonomik faaliyetlerini küçültmeyi amaçlarken ticari hayatın tüm alanlarında faaliyet gösteren belediye şirketlerin özelleştirmesi de mümkün değildir. Belediye şirketlerinin belediye kaynakları ile özel teşebbüsün iş alanlarına girmesi de yanlıştır. Belediye şirketleri belediyelere kaynak yaratması ve istihdama katkı yapması gerekirken bu şirketler kendi içlerinde yeni şirketler kurarak holding haline gelmişlerdir. Mahalli müşterek ihtiyaçları karşılamakla ilgili olarak belediye görev ve yetki alanlarında kurulması gereken şirketlerin sağladığı kaynaklar yöntem dışı uygulamalar ile belediye bünyesine girmeyerek yıl sonunda sermaye artırımı yoluyla zarar eden şirketlere aktarılmaktadır. Belediye ihaleleri de başka bir sorun. Vatandaşlarda, İhale alan işadamlarının genellikle belediye üst yönetimi ile siyasi ve dünya görüşü aynı olduğunun kanaati yaygındır. Bu yönde Kamu İhale Kanun’una göre ihale alan bazı firmaların ihale alabilme yeterliğine sahip olmadığı düşüncesi uygulamada tartışılmaktadır. Günümüzde belediye şirketleri farklı amaçlara hizmet eden kuruluşlar haline gelmiştir. Bu yönde yerel hizmet aracı olmaktan çıkmış, kaynakları israf eden ve yaptıkları denetim dışı harcamalar ile belediyeyi zarar ettiren kuruluşlar olmuştur. Bu yönde belediyeler hizmetleri yaparken yasaların kendilerine verdiği yetkilere uymadıkları Sayıştay raporlarından anlaşılmaktadır. 
Özetlersek, yerel ihtiyaçların sağlıklı bir biçimde karşılanmasında merkezi yönetimlerin yetersiz kalması nedeniyle belediye şirketlerinin faaliyet alanları gittikçe genişlediği görülmektedir. Bu yönde yerel yönetimlerin yürüttükleri hizmetlerin artmasına karşılık aynı oranda mali kaynak artmamaktadır. Belediye’ye kaynak oluşturan belediye şirketlerinin üst yöneticisi olan belediye başkanı, belediye şirketlerinin kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasından sorumlu olmasına karşın merkezi yönetimlerin yerel yönetimler üzerindeki baskısı yoğun bir biçimde devam etmesi nedeniyle sorumluluklarını yerine getirmede zorlanıyorlar. Belediye hizmetleri,  merkezi yönetimlerle yerel yönetimler arasında kurulan bir denge ile yerine getirilmesi kamusal açıdan yararlı olacak ve kaynaklar daha etkin kullanılacaktır.
 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.