Toprağa Verilen Destek, Geleceğe Yapılan Yatırımdır

Tarım, yalnızca üretim değil; aynı zamanda bir ülkenin geleceğini güvence altına alan en stratejik alanlardan biridir. Özellikle son yıllarda artan maliyetler, iklim değişiklikleri ve üretimde yaşanan zorluklar düşünüldüğünde, çiftçiye verilen her destek aslında soframıza, ekonomimize ve yarınlarımıza yapılan bir yatırım anlamı taşıyor.

Düzce’de 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında gerçekleştirilen yem bitkisi tohumu dağıtım programı da bu açıdan oldukça önemli bir adım oldu. Düzenlenen programda 70 üreticiye toplam 17 bin 500 kilogram yem bitkisi tohumu desteği sağlanması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği adına umut verici bir gelişme olarak dikkat çekti.

Programa katılan Mehmet Makas ve Ayşe Keşir, Düzce’nin tarımsal potansiyeline vurgu yaparken, bölgenin verimli topraklarının doğru planlama ile çok daha güçlü bir üretim kapasitesine ulaşabileceğinin altını çizdi.

Özellikle Düzce’nin ekolojik yapısı sayesinde yılda iki ürün alınabilmesi büyük bir avantaj. Ancak bu avantajın verimli kullanılabilmesi için planlı üretim şart. İşte tam da bu noktada “nöbetleşe ekim sistemi” devreye giriyor. İlk aşamada yem bitkisi ekimi yapılması, ardından ikinci ürün olarak mısır üretimine devam edilmesi hem toprağın korunmasını sağlıyor hem de hayvancılık sektörünün en büyük sorunlarından biri olan kaba yem ihtiyacına çözüm sunuyor.

Bugün tarımda en büyük sorunlardan biri üreticinin maliyet yükü altında ezilmesi. Gübre, mazot ve yem fiyatlarının sürekli arttığı bir ortamda çiftçinin ayakta kalabilmesi için desteklerin artarak devam etmesi gerekiyor. Çünkü üretici kazanırsa şehir kazanır, şehir kazanırsa ülke kazanır.

Düzce’de dağıtılan 17 bin 500 kilogram yem bitkisi tohumu belki rakamsal olarak bir destek gibi görülebilir. Ancak bunun arkasında çok daha büyük bir anlam yatıyor. Bu destek; üretime devam eden çiftçiye “yalnız değilsin” mesajıdır. Aynı zamanda gençlerin tarımdan uzaklaşmaması adına da önemli bir motivasyondur.

Bugün dünya, gıda güvenliğini en stratejik meselelerden biri olarak görüyor. Üreten toplumlar güçlü kalırken, üretimden uzaklaşan ülkeler dışa bağımlı hale geliyor. Bu nedenle tarıma yapılan her yatırım, aslında milli bir meseledir.

Toprağa atılan her tohum, geleceğe bırakılan bir mirastır. Çiftçinin emeğine sahip çıkıldığı sürece hem üretim artacak hem de bereket sofralardan eksik olmayacaktır.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan https://www.duzcetv.com sorumlu tutulamaz.