Düzce’de yıllardır konuşulan meselelerden biri toplu ulaşım. Vatandaş bir taraftan daha konforlu ve düzenli ulaşım isterken diğer taraftan artan bilet fiyatlarından şikâyet ediyor. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün açıkladığı yeni proje, eğer planlandığı şekilde hayata geçirilirse bu iki soruna aynı anda önemli bir çözüm getirebilir.
Başlangıçta metrobüs düşünülmüş. Ancak Düzce’nin mevcut kavşakları ve şehir yapısı 24 metre uzunluğundaki araçlara uygun olmayınca bundan vazgeçilmiş. Bana göre burada önemli olan, sırf proje açıklanmış diye yanlışta ısrar edilmemesi. Şehrin gerçeklerine uygun olmadığı görülmüş ve elektrikli otobüs modeline dönülmüş.
Ortaya konulan hedef oldukça büyük: 250 elektrikli otobüs. Bunların 35’i 18 metre, 40’ı 12 metre, yaklaşık 175’i ise 8,5 metre uzunluğunda olacak. Günlük 72 bin yolcu kapasitesinden söz ediliyor. Düzce ölçeğinde düşünüldüğünde bu, toplu ulaşım sisteminin baştan aşağı yenilenmesi anlamına gelir.
Ama projenin bana göre en dikkat çekici kısmı otobüslerin elektrikli olması değil, elektriğin güneş enerjisinden karşılanmasının planlanması.
Çünkü toplu ulaşımda önemli giderlerden biri enerji maliyeti. Belediye kendi enerjisinin önemli bir bölümünü üretir ve elektrikli araçlarla bunu birleştirirse uzun vadede ciddi bir işletme avantajı ortaya çıkabilir.
Başkan Özlü’nün “Bilet fiyatları yüzde 60 ucuzlayacak” açıklaması ise vatandaş açısından projenin en önemli tarafı.
Bugün 100 liralık bir ulaşım maliyetinin gelecekte 40 liraya düşeceği örneğini veren Özlü, bunu bir “devrim” olarak tanımlıyor.
Gerçekten de mevcut bilet fiyatlarının yüzde 60 düşmesi sağlanabilirse bunun adı vatandaş açısından büyük bir değişim olur. Özellikle her gün işe, okula veya hastaneye toplu taşımayla gidip gelen bir aile için ulaşım giderinin yüzde 60 azalması küçümsenecek bir rakam değil.
Ancak burada önemli olan açıklanan hedeflerin sahada karşılık bulmasıdır.
250 elektrikli otobüs ne zaman gelecek? Güneş enerjisi yatırımı ne zaman tamamlanacak? Yeni güzergâhlar nasıl belirlenecek? Sefer sıklıkları ne olacak? Ve en önemlisi, bilet fiyatındaki yüzde 60 indirim ne zaman vatandaşın cebine yansıyacak?
Bunların cevaplarını proje ilerledikçe göreceğiz.
Düzce’nin büyüdüğünü ve mevcut ulaşım sisteminin de bu büyümeye ayak uydurması gerektiğini kabul etmek gerekiyor. Elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve daha ucuz ulaşım aynı sistem içerisinde başarıyla bir araya getirilebilirse Düzce, kendi ölçeğindeki şehirler için örnek bir toplu taşıma modeline sahip olabilir.
Proje iddialı, hedef büyük.
Şimdi Düzcelinin beklediği, bu hedeflerin takvime bağlanması ve verilen yüzde 60 ucuz ulaşım sözünün gerçeğe dönüşmesi.
Çünkü ulaşımda asıl devrim, projeyi açıklamak değil; vatandaşı daha ucuza, daha rahat ve zamanında gideceği yere ulaştırmaktır.


