Bakan Tekin: Yaptığımız paylaşımın yaratacağı travmayı görmek durumundayız

Bakan Tekin: Yaptığımız paylaşımın yaratacağı travmayı görmek durumundayız

Bakan Tekin: Yaptığımız paylaşımın yaratacağı travmayı görmek durumundayız

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yaptığımız her paylaşımın, ekranlarda söylediğimiz her bir cümlenin toplumda, çocuklarımızda mahremiyet, değerler ve siber zorbalığın ikliminin oluşturulması anlamında yaratacağı travmayı, hep beraber görmek durumundayız" dedi.

Ankara'da Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından düzenlenen 'Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Çalıştayı Sonuç Bildirgesi Toplantısı'na; Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık. Biz de bu kapsamda hem milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem de sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" diye konuştu.

'SORUMLULUK BİLİNCİYLE HAREKET ETMEK DURUMUNDAYIZ'

Bakan Tekin, insanoğlunun muhatabın incindiğine canlı biçimde şahit olmayınca, vicdani frenlerini kontrol edemediğini söyleyerek, "Anonimlik, hesap verme duygusunu zayıflatıyor. Hız kültürü ise düşünmeye, tartmaya, geri adım atmaya fırsat bırakmıyor maalesef. Böyle bir zeminde kuracağımız her bir cümle, paylaşacağımız her bir görüntü, saniyeler içinde büyüyüp, bir çocuğun haysiyetini hedef alan toplu bir saldırı halini alabiliyor. Bu yüzden siber zorbalıkla mücadelede elbette teknik tedbirleri, platformları, içerik denetimini, hukuki sorumlulukları ciddiyetle ele alacağız. Ancak bununla birlikte, eğitim politikalarımızla yıllardır inşa etmeye çalıştığımız o değerler çerçevesini, dijital dünyanın şartları karşısında daha da güçlendirmek zorundayız. Bu çabamızda kuşkusuz, hepimiz aslında toplumda birer rol model olduğumuzun farkında olacak şekilde paylaşımlar yapmak durumundayız. Sorumluluk bilinciyle hareket etmek durumundayız. Yaptığımız her paylaşımın, ekranlarda söylediğimiz her bir cümlenin; toplumda, çocuklarımızda bu anlamda mahremiyet, değerler ve siber zorbalığın ikliminin oluşturulması anlamında yaratacağı travmayı hep beraber görmek durumundayız" dedi.

'ROL MODEL OLACAK KİŞİLER PAYLAŞIMLARINA DİKKAT ETMELİ'

Yanlışlıkla yapılan paylaşımlar sonrası açık yüreklilikle özür dilemenin önemine dikkat çeken Tekin, "Bugünlerde çokça tartıştığımız bir konu var. Toplumda rol model olduğunu, toplumda demokrasiyi, hukuk devletini siyasal özgürlükleri savunduğunu varsaydığımız siyasetçilerin birbirleri arasında kullandıkları kirli dil, birbirleri arasında kullandıkları küfürlü ifadelerin toplumda bu anlamda dijital alanda siber zorbalığı teşvik eden cümleler olduğunun altını çizmek, bu sorumlulukla hareket etmek durumundayız. Arkasından gelen kamuoyu özür beklerken, özür yerine 'Merdikıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş' babında kullanılan cümleler, maalesef eğitim kurumlarımızda akademisyenlerimizin üretmeye çalıştığı bütün bu iklimi ortadan kaldırmaya, bir anlık bir görüntüyle, bir anlık bir mesajla ortadan kaldırabilecek durumlar ortaya çıkar. Dolayısıyla toplumda rol model olarak tanımladığımız, rol model olarak gördüğümüz demokrasi eğitimi, hukuk devleti eğitimi konusunda topluma örnek olması gereken kişilerin bu anlamda paylaşımlarına biraz daha fazla dikkat etmesi gerektiği de aşikar" açıklamasında bulundu.

'EBEVEYNLERİMİZİ DESTEKLEMEK TEMEL SORUMLULUKTUR'

RTÜK Başkanı Daniş ise proje kapsamında 2 önemli rehberin hazırlandığını söyleyerek, "İlk rehberimiz, ‘Zorbalık Haberlerinde Çocuğun Yararının Korunması Rehberi’dir. Bu rehberle; çocukların yer aldığı haberlerde yayıncılık anlayışının nasıl olması gerektiği, gizlilik ve mahremiyet ilkeleri ile çocuğun yararının nasıl korunacağı net biçimde ortaya konulmuştur. Medya kuruluşlarımıza yönelik hazırlanan bu rehberin tüm yayıncılarımızla paylaşılması ve yayın politikalarına entegre edilmesi, çocuklarımızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız. İkinci rehberimiz ise ‘Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi’dir. Bu rehber, uluslararası literatürde ‘Red Flag’ olarak adlandırılan alarm verici davranışlara dikkat çekmekte; ebeveynlerin riskleri erken fark edebilmesini ve bilinçli şekilde müdahale edebilmesini amaçlamaktadır. Ailenin, çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli rehberi olduğu bilinciyle, ebeveynlerimizi desteklemeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi.

'MEDYA KURULUŞLARINA YOL GÖSTERECEK'

Daniş, hazırlanan bu 2 rehber ile hem medya kuruluşlarına hem de ailelere yol gösterici kaynaklar sunulacağını vurguladı. Daniş, "Bununla birlikte, kamu spotları ve farkındalık programları aracılığıyla siber zorbalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı, medya yoluyla güçlü bir bilinç seferberliği oluşturmayı hedefliyoruz. Bizler RTÜK olarak gençlerimizi yalnızca korunması gereken bireyler olarak değil; dijital dünyanın şekillenmesinde aktif rol alan, fikir üreten ve çözüm geliştiren paydaşlar olarak görüyoruz. Bu anlayışla, gençlerimizin görüşlerini doğrudan alabileceğimiz, karar süreçlerimize yansıtabileceğimiz yeni katılımcı mekanizmalar üzerinde çalışmalar yürütüyoruz" diye konuştu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.