İstanbul’da Büyükada açıklarında meydana gelen 3,2 büyüklüğündeki depremin ardından gece boyunca çok sayıda küçük sarsıntı kaydedildi. Bölgede en büyüğü 2,9 olan 40’tan fazla mikro deprem meydana geldi.
Büyükada açıklarında 19 Ağustos Çarşamba günü saat 17.43’te 3,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin ardından bölgede hareketlilik sabaha kadar devam etti.
40’TAN FAZLA SARSINTI KAYDEDİLDİ
Gece boyunca süren mikro deprem hareketliliğinde en büyüğü 2,9 olan 40’ın üzerinde sarsıntı kaydedildi. Peş peşe meydana gelen küçük depremler İstanbul’da tedirginliğe neden oldu.
Yaşanan hareketliliğin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki depremlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“OLAĞAN DIŞI HAREKETLİLİK YOK”
Üşümezsoy, Büyükada çevresinde meydana gelen mikro depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını savunan Üşümezsoy, sarsıntıların daha küçük fay segmentlerinde meydana geldiğini ifade etti.
“ADALAR FAYINDAN BÜYÜK DEPREM BEKLEMİYORUM”
Adalar fayına ilişkin de değerlendirme yapan Üşümezsoy, bu fayın uzun süredir aktif olmayan yaşlı bir yapı olduğunu belirterek, buradan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini söyledi.
Üşümezsoy’a göre Büyükada’nın güneyindeki son hareketlilik, ana fay sistemini farklı yönlerde kesen ikincil ve üçüncül faylar üzerinde gerçekleşiyor.
“YIKICI DEPREM OLUŞTURACAK SEVİYEDE DEĞİL”
Söz konusu küçük fayların büyük ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek seviyede gerilim biriktirmediğini ifade eden Üşümezsoy, yaşanan sarsıntıların bölgede biriken stresin küçük çaplı boşalması olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Üşümezsoy, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ardından da bölgede benzer küçük depremlerin kaydedildiğini hatırlatarak, son hareketliliğin olağan fay hareketleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“YENİ BİR İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR” YORUMUNA KARŞI ÇIKTI
Mikro depremlerin tek başına orta veya büyük büyüklükte bir depremin yaklaştığını gösteren güvenilir bir işaret olmadığını belirten Üşümezsoy, “Yeni bir İstanbul depremi geliyor” şeklindeki yorumlara da karşı çıktı.
Uzmanlar ise deprem riskine ilişkin değerlendirmelerin farklı bilimsel görüşler içerebildiğini, resmi kurumların açıklamalarının ve güncel sismik verilerin takip edilmesinin önem taşıdığını vurguluyor.


