Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir

Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir

Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir

Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi.

 

 Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Kalp ve damar hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada en önemli ölüm ve engellilik nedenleri arasında yer aldığını belirtti.

 

Kalp Sağlığı Haftası’nın temel amacının toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu söyleyen Bilgel, "Kalp ve damar hastalıkları çoğunlukla önlenebilir hastalıklardır. Bu nedenle bu hafta boyunca yaptığımız çalışmalarla insanlara bunu hatırlatmak istiyoruz" dedi.

 

Kalp hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirten Bilgel, "En sık karşılaşılan durum koroner arter hastalıkları. Halk arasında kalp krizi olarak bilinen bu hastalıklar, kalbi besleyen damarlardaki daralma ya da ani tıkanmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Koroner iskemik hastalıklar hem dünyada hem de ülkemizde en sık ölüme ve engelliliğe neden olan hastalık grubudur. Bu tür hastalıklarda erken müdahale hayati önem taşımaktadır. Gelişen tıbbi yöntemler sayesinde kalp damar hastalıklarına müdahale imkanlarının arttığına değinen Bilgel, anjiyografi ile damarları görüntüleyebiliyor ve gerekli durumlarda balon, stent ya da bypass ameliyatı gibi yöntemlerle tedavi uygulayabiliyoruz. Ancak ne yazık ki bazı hastalar hastaneye ulaşamadan hayatını kaybedebiliyor. Bu nedenle önleyici yaklaşım her zaman en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.

 

Yaşam tarzı en önemli risk faktörü

Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de büyük rol oynadığına dikkat çeken Bilgel, ‘’Özellikle yaşam tarzı alışkanlıklarını, tütün kullanımını en önemli risk faktörleri arasında sayabiliriz. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin bırakılması kalp sağlığı için atılabilecek en önemli adım. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenme de büyük önem taşımaktadır’’ dedi.

 

Beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkisine değinen Bilgel, "Katı yağlar ve yüksek kolesterol içeren besinler damar tıkanıklığına yol açabilir, doymuş yağların azaltılmasını sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı Akdeniz tipi beslenilmesini tavsiye ediyoruz. Aşırı tuz tüketimi tansiyonu yükselttiği, yüksek şeker tüketimi ise diyabete yol açarak kalp hastalıklarını tetiklediği için tuz ve şekerin aşırı kullanılmasından kaçınılmalıdır. Tansiyon yüksekliği ve diyabet, kalp damar hastalıkları açısından ciddi risk oluşturur. Kilo kontrolünün sağlanması ve vücut kitle indeksinin normal sınırlar içinde tutulması kalp sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

 

Ani ve aşırı egzersizden kaçının

Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgeli, toplumda obezite oranlarının artmasının da kalp sağlığını tehdit ettiğini söyleyerek, "Kilo kontrolü ihmal edilmemelidir. Düzenli egzersiz bu noktada büyük önem taşımaktadır. Tempolu yürüyüş, yüzme ve koşu gibi düzenli yapılan egzersizler kalp sağlığını korumada etkili yöntemlerdir. Ani ve aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalı özellikle düzenli spor yapmayan bireylerin birden yoğun fiziksel aktivitelere, örneğin halı saha maçlarına katılması kalp üzerinde ciddi yük oluşturabilir. Bireylerin kendi efor kapasitelerini artıracak şekilde düzenli ve kademeli egzersiz yapmalarını öneriyoruz. Stresinde kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor" dedi.

 

Düzenli kontrol yaşı 30-35’e indi

Kalp hastalıklarının artık daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirten Bilgel, "Geçmişte ileri yaş gruplarına önerilen taramalar günümüzde daha erken yaşlara çekildi. Özellikle ailesinde kalp hastalığı bulunan bireyler daha dikkatli olmalı ve 30-35 yaşından itibaren düzenli kontrollerini yaptırmalılar. Bu kapsamda tansiyon ölçümü ve kan testlerinin yanı sıra elektrokardiyografi ve ekokardiyografi gibi tetkikler de önemli yaptırılmalıdır. Basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir. Tütün kullanımının bırakılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekir" şeklinde konuştu.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.