Antibiyotikler, modern tıbbın en büyük kazanımlarından biri. Ancak ne yazık ki bu güçlü silah, yanlış ve bilinçsiz kullanım nedeniyle gün geçtikçe etkisini kaybediyor. Toplumda hâlâ “doğru” sanılan bazı yanlışlar ise hem bireysel sağlığı hem de halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyor.
En yaygın yanlış inanışlardan biri, antibiyotiklerin her enfeksiyonu iyileştirdiği düşüncesi. Oysa bilim çok net: Antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkilidir. Grip, nezle, soğuk algınlığı gibi virüslerin neden olduğu hastalıklarda antibiyotik kullanmak hiçbir fayda sağlamaz. Aksine, vücuda gereksiz yük bindirir ve direnç gelişimine zemin hazırlar.
Bir diğer tehlikeli alışkanlık ise “kendimi iyi hissettim, ilacı bırakabilirim” düşüncesi. Antibiyotikler, hekim tarafından önerilen süre boyunca düzenli kullanılmalıdır. Tedavinin yarım bırakılması, hastalığın tekrarlamasına ve bakterilerin daha dirençli hale gelmesine yol açar. Bu da ileride aynı ilacın işe yaramaması anlamına gelir.
Toplumda sıkça karşılaşılan bir başka yanlış da, daha önce iyi gelen bir antibiyotiğin tekrar kullanılabileceği inancıdır. Oysa farklı hastalıklar benzer belirtiler gösterebilir. Her enfeksiyon aynı bakteriyle oluşmaz ve her antibiyotik her bakteri için etkili değildir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı mutlaka hekim kontrolünde ve doğru tanıyla planlanmalıdır.
Sağlık Bakanlığı’nın da sık sık vurguladığı gibi, antibiyotikler bilinçsiz kullanıldığında bireysel bir tercih olmaktan çıkar, toplumsal bir sorun haline gelir. Antibiyotik direnci arttıkça, basit enfeksiyonlar bile tedavi edilemez hale gelebilir.
Unutmayalım:
Antibiyotik akıllıca kullanıldığında hayat kurtarır, yanlış kullanıldığında ise geleceğimizi riske atar.


