Yaz ayları denildiğinde aklımıza güneş, tatil ve açık havada geçirilen keyifli zamanlar gelir. Ancak sıcaklarla birlikte sessizce hayatımıza giren bir misafir daha var: Sivrisinekler. Son yıllarda ise sıradan sivrisineklerden çok daha farklı bir tür, Türkiye'nin kuzey bölgelerinde hızla yayılıyor. Adı, Asya Kaplan Sivrisineği.
Bu istilacı tür artık Düzce'de de görülüyor ve her geçen yıl daha fazla çoğalıyor. Onu diğer sivrisineklerden ayıran en önemli özellik ise temiz sularda üreyebilmesi. Yani sadece bataklıklar ya da kirli su birikintileri değil; bahçedeki bir kova su, çiçek saksısının altlığı, kullanılmayan bir lastik, yağmur suyu dolu bir bidon ya da açık bırakılmış bir depo bile bu sivrisinek için ideal üreme alanı olabiliyor.
İşte tam da bu nedenle mücadele yalnızca belediyelerin ilaçlama araçlarıyla kazanılamaz.
Düzce Belediyesi ekipleri mahallelerde düzenli olarak ilaçlama yapıyor. Ahırlar, foseptikler, durgun su alanları ve riskli bölgeler belirli periyotlarla ilaçlanıyor. Ancak bilimsel çalışmalar gösteriyor ki sivrisineklerle mücadelede en etkili yöntem, larva oluşumunu engellemektir. Çünkü yetişkin sivrisineği yok etmek, üremesini önlemekten çok daha zordur.
Bu noktada her vatandaşın önemli bir sorumluluğu bulunuyor.
Evimizin bahçesinde, balkonunda ya da tarlasında biriken sular farkında olmadan binlerce sivrisineğin doğmasına neden olabilir. Haftalarca kullanılmayan bir su kabı, sadece sizin ailenizi değil, bütün mahallenizi etkileyen bir sağlık riskine dönüşebilir.
Asya Kaplan Sivrisineği sadece rahatsız edici bir böcek değildir. Dünyanın farklı bölgelerinde bazı viral hastalıkların taşınmasında rol oynayabildiği bilinmektedir. Ülkemizde şu an için yaygın bir salgın söz konusu olmasa da, bu durum tedbir almamamız gerektiği anlamına gelmez. Halk sağlığında en önemli ilke, hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkmadan önce önlem almaktır.
Özellikle yaz aylarında ailelerin çocuklarını sivrisineklerden koruması büyük önem taşıyor. Pencerelerde sineklik kullanılması, bebek arabalarının korunması, açık renkli ve uzun kollu giysilerin tercih edilmesi, açık alanlarda uygun kovucu ürünlerden yararlanılması basit ama etkili önlemler arasında yer alıyor.
Ancak unutulmaması gereken en önemli konu, sivrisineğin üremesine fırsat vermemektir. Su depolarının kapalı tutulması, bahçelerde gereksiz su birikintilerinin bırakılmaması, saksı altlıklarının düzenli boşaltılması ve kullanılmayan kapların ters çevrilmesi, mücadelede büyük fark oluşturacaktır.
Sağlıklı şehirler sadece belediyelerin çalışmalarıyla kurulmaz. Vatandaşın duyarlılığı, kurumların gayreti kadar önemlidir. Bugün herkes kendi evinin çevresinde alacağı küçük önlemlerle hem ailesini hem komşularını hem de yaşadığı şehri koruyabilir.
Asya Kaplan Sivrisineği ile mücadele, aslında bir temizlik ve bilinç meselesidir. Unutmayalım; bir kap suyu boşaltmak birkaç dakikamızı alır, ama ihmal edilen o su birikintisi bütün yaz boyunca binlerce sivrisineğin kaynağı olabilir.
Sağlıklı bir yaz geçirmek istiyorsak mücadeleyi belediyeden beklemek yerine, hep birlikte sorumluluk almalıyız. Çünkü halk sağlığı, ortak bir sorumluluktur.


