Başkan...Galatasaray Taraftarını Küçümseme.....

Başkan...Galatasaray Taraftarını Küçümseme.....

Başkan...Galatasaray Taraftarını Küçümseme.....

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in "Transfer yapmayacağım mı dedim?", "Her yaz aynı oyun sahneleniyor" ve "Transferleri gizlilik içinde yürütüyoruz" açıklamaları, taraftarın beklediği sorulara cevap vermekten çok eleştirileri savuşturma çabası olarak görünüyor.

Galatasaray, sıradan bir kulüp değil. Son yıllarda üst üste şampiyonluklar yaşamış, Avrupa'da iddialı olacağını açıklamış ve milyonlarca taraftarı olan bir camiadan bahsediyoruz. Böyle bir kulübün başkanının, transfer konusunda somut adımlar yerine sürekli sabır istemesi artık taraftar nezdinde inandırıcılığını kaybetmeye başladı.

"Ekonomik disiplin" elbette önemlidir. Hiç kimse kulübün geleceğinin riske atılmasını istemez. Ancak ekonomik disiplini sürekli öne sürüp, transferde yaşanan gecikmeleri bunun arkasına saklamak da doğru değildir. Çünkü aynı dönemde Galatasaray'ın doğrudan rakipleri kadrolarını güçlendirirken, sarı-kırmızılı taraftar hâlâ "biraz daha bekleyin" mesajı alıyor.

Dursun Özbek'in "Her yaz aynı oyun oynanıyor" sözleri ise asıl soruyu değiştirmiyor. Eğer gerçekten her yaz aynı tartışmalar yaşanıyorsa, bunun nedeni taraftar değil, yönetimin transfer politikasıdır. Aynı eleştirilerin her sezon tekrarlanması, ortada çözülmeyen bir sorunun bulunduğunu gösterir. Sürekli kamuoyunu suçlamak veya eleştirileri "algı operasyonu" olarak nitelendirmek, yönetimin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Transfer dönemlerinde gizlilik elbette gerekir. Ancak gizlilik ile belirsizlik aynı şey değildir. Taraftar, hangi futbolcuyla görüşüldüğünü öğrenmek zorunda değil; fakat sezon yaklaşırken takımın eksik bölgelerinin hâlâ tamamlanmamış olmasını sorgulamakta son derece haklıdır. Çünkü bu gecikmelerin bedelini sezon başladığında teknik direktör ve futbolcular ödüyor.

"Transfer yapmayacağım mı dedim?" cümlesi de güçlü bir mesaj vermiyor. Taraftar zaten başkanın transfer yapacağını biliyor. Asıl beklenti, doğru oyuncuların doğru zamanda kadroya katılmasıdır. Transfer sezonunun son günlerine bırakılan hamleler, oyuncuların hazırlık kampını kaçırmasına, takımın uyum sürecinin uzamasına ve sezona eksik başlamasına neden oluyor. Büyük hedefleri olan kulüpler bu planlamayı çok daha erken tamamlar.

Galatasaray bugün yalnızca Süper Lig için değil, Avrupa'da da başarı hedefleyen bir kulüp olduğunu söylüyor. Avrupa'da iddialı olmak isteyen bir yönetimin, transfer planlamasında da aynı ciddiyeti göstermesi gerekir. Rakipler kadrolarını erkenden şekillendirirken, Galatasaray'ın hâlâ açıklamalarla gündemde olması taraftarı tatmin etmiyor.

Dursun Özbek, geçmişte önemli sportif başarılar yaşamış bir başkan olabilir. Ancak geçmiş başarılar, bugünkü eleştirileri geçersiz kılmaz. Taraftarın istediği şey bahaneler, sitemler ya da "sabredin" çağrıları değil; güçlü, planlı ve zamanında yapılan transferlerdir.

Sonuç olarak Galatasaray taraftarının tepkisini "algı" diyerek küçümsemek yerine anlamaya çalışmak gerekir. Çünkü bu tepkinin temelinde sevgiden doğan yüksek beklenti vardır. Büyük kulüplerde güven, mikrofon başındaki açıklamalarla değil, sahaya çıkan kadroyla kazanılır. Eğer sezon sonunda yine eksik bölgeler konuşulacaksa, bugün yapılan eleştirilerin haksız olduğunu söylemek mümkün olmayacaktır.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.