Antalya'nın Manavgat ilçesinde 6 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 60 bin hektarlık alanın zarar gördüğü büyük yangının üzerinden 5 yıl geçti. Yangında evlerini, hayvanlarını ve geçim kaynaklarını kaybeden vatandaşlar, devletin desteğiyle yeni konutlarına kavuştu. Yangında evi yanan Durkadın Akça, "Bugünlere ulaştık, evimize yeniden yerleştik çok şükür. 15 ay dolmadan evimizde oturmaya başladık. Devletten büyüğü yok" dedi.
https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-07/29/-9404b3fe-fc16-43f1-bd05-a6e65be87093.mp4
Antalya'nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz 2021 tarihinde çıkan ve rüzgârın etkisiyle Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya ilçelerine de yayılan büyük orman yangınının üzerinden 5 yıl geçti. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen afet, Akseki, Alanya, Gündoğmuş, İbradı ve Manavgat ilçelerine bağlı 44 mahalleyi etkiledi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu 11'inci günde kontrol altına alınarak söndürülen yangında 6 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 60 bin hektarlık alan zarar gördü. Yangının ardından bölgede devletin ilgili kurumları tarafından hızlı bir şekilde çalışma başlatıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), yangının ardından Antalya'ya 45 konut ve bin 239 köy evi olmak üzere toplam bin 284 konut ve köy evi inşa etti. Çalışmalar sonucunda yangının hemen ardından siyaha bürünen dağlar ve tepeler yapılan ağaçlandırma çalışmalarıyla yeniden yeşermeye başladı. Yangında traktörleri ve tarım aletleri zarar gören bölge çiftçilerine de yenileri teslim edildi.
"600 zeytin ağacımız yandı"
Yangının en ağır etkilediği yerlerden Kalemler Mahallesi'nde yaşayan Ahmet Çatal, o gün yaşadıklarını unutamadığını söyledi. Kendisinin de yangından etkilenen vatandaşlardan biri olduğunu belirten 85 yaşındaki Çatal, "Köyün yaşlısıyım. O gün cehennemi yaşadık, dünya bize zindan oldu. Çok acı çektik, çok ağladık, çok sızladık. Çok mağdur olduk. Allah yardım etti kurtulduk. Evimiz yapıldı, Allah devletimizden razı olsun. Her şeyimizi kaybettik. Yanan zeytin ağaçlarımızın yerine bir miktar ödeme yapıldı, onunla araba aldım" dedi.
Çatal, konuşmasının ardından yangın sonrasında kaleme aldığı şiiri okudu.
"İki yıl başka bir yerde yaşadık"
Ahmet Çatal'ın eşi İkbal Çatal ise, yangının ardından bir süre Ilıca'da yaşadıklarını belirterek, "Kötü günler yaşadık, her yerimiz yandı. Daha sonra Allah razı olsun devletimizden evimizi yaptı. Çok şükür mutluyuz, keyfimiz yerinde" diye konuştu.
"Şimdi gölge yapması için ağaç arıyoruz"
Yangın sırasında evi, ahırı ve otomobili yanan, bazı küçükbaş ve büyükbaş hayvanları da telef olan 35 yaşındaki Sercan Bayat, afetin ilk anlarında yangının bu kadar büyüyeceğini tahmin edemediklerini söyledi. Bölgede daha önce de yangınlar çıktığını ancak birkaç gün içerisinde söndürüldüğünü ifade eden Bayat, "O gün yangının bu kadar büyük olacağını düşünememiştik. Daha önce klasik yangınlarımız çıkardı, 3-4 gün içerisinde söndürülürdü. O gün yaşanan çok farklı bir şeydi" dedi.
Yangın başladığında köyde olmadığını belirten Bayat, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye döndüğünü anlatarak, "İnsanlar kaçıyordu. Ben bu canlar için ölürdüm, hâlâ da öyle. Hayvanlarım için yangına geldim, ‘Öleceksem bunlar için öleyim' dedim. Devlet evlerimizi yaptı. Birinci derecedeki ihtiyaçlarımızı devletimiz karşıladı. Evimizi ve ahırımızı devlet yaptı, Allah razı olsun. Ancak tek bir şeyi atlamışız: Ağaçlar. Çocukluğumdan kalan ağaçlardan eser kalmadı. Ne kadar yapabiliyorsak elimizden geleni yapıyoruz ancak doğayı geri getiremiyoruz. En temel ihtiyacımız bu. Şimdi gölge yapması için ağaçların büyümesini bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yangının ilk anlarını görüntüledi
Manavgat yangınını ilk anından itibaren takip eden İhlas Haber Ajansı muhabiri Arif Kaplan, yangın ihbarının ardından yükselen dumanları görerek alevlerin başladığı bölgeye gittiklerini söyledi. Yangın alanına ulaşan ilk kişilerden biri olduğunu belirten Kaplan, "5 yıl önce bugün, yangın ihbarının ardından yükselen dumanları gördük ve ilk alevlerin çıktığı bölgeye gittik. Olay yerine ulaşan ilk 3-5 kişiden biri de bendim. Yangın, Kalemler ve Yeniköy mahallelerinin üst kısmında, Manavgat Belediyesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesine ait çöp depolama sahasının yakınlarında başlamıştı. Bölgede çekim yaptığımız sırada yangının bir anda hilal şeklinde ilerlediğini fark ettik. Alevler, Cennet Vadisi üzerinden Kalemler ve Seki mahallelerine doğru indi ve kısa sürede geniş bir alanı etkisi altına almaya başladı. O gün yangın işçileri, itfaiye ekipleri ve jandarma personelinin alevlerin arasından kaçarak kurtulmaya çalıştığı anları da görüntülemiştik" dedi.
"Evlerin tamamı küle dönmüştü"
Yaşananların hayatlarında karşılaştıkları en büyük acılardan biri olduğunu dile getiren Kaplan, bölgeyi tanıyan insanların yangının ilerlediği yerleri gördükçe büyük korku yaşadığını söyledi. Kalemler Mahallesi'nde yangından önce yabancı uyruklu bir çiftin yaşadığı mavi cumbalı evi gösteren Kaplan, şöyle konuştu:
"Şu anda Kalemler Mahallesi'ndeyiz. Karşıda mavi cumbalı bir ev görülüyor. Bu ev daha sonra yenilendi. Yangından önce burada Avrupa'dan gelerek bölgeye yerleşen yabancı uyruklu bir çift yaşıyordu. Biraz ileride bulunan su deposunun yakınında, yangından kaçmaya çalışırken hayatlarını kaybetmiş halde bulundular. İlk can kaybı da maalesef burada yaşandı. Buradaki evlerin tamamı yerle bir oldu ve küle döndü. Bölgede ayakta kalan neredeyse hiçbir ev yoktu. İnsanlar yangının ve alevlerin ortasında kaldı. Aradan geçen sürede devlet tarafından yaralar sarıldı, vatandaşlar yeni evlerine kavuştu. Şu anda daha yeni ve daha güzel evlerde yaşamlarını sürdürüyorlar. Bahçelerine yeniden çiçekler ektiler" dedi.
"50 ve 100 yıllık ağaçların yerinde diz boyunda fidanlar var"
Yangından 5 yıl sonra en büyük üzüntünün eski ormanların yokluğu olduğunu belirten Kaplan, "Bu bölgelerin tamamı yemyeşil ormanlarla kaplıydı. Aradan 5 yıl geçmesine rağmen yeni yetişen ağaçların boyu henüz diz seviyesine ulaştı. Oysa burada 50, hatta 100 yıllık ağaçlar bulunuyordu. Yangının ardından geriye kalan en büyük üzüntülerden biri de bu oldu" diye konuştu.
"Evimizi, malımızı, mülkümüzü aldı götürdü"
Yangında evi yanan Durkadın Akça, alevlerin bütün mal varlıklarını yok ettiğini anlattı. Akça, "Yangın geldi, yaktı yıktı. Evimizi, yerimizi, malımızı, mülkümüzü, her şeyimizi aldı götürdü. Çok zarar gördük. Naylonlarımız, buğdayımız, evimizin önündeki malzemelerimiz ve dokuz baş hayvanımız vardı; hepsini süpürüp götürdü. Devletimizden ve milletimizden Allah razı olsun. Herkes elinden geldiğince toparlandı, çok yardım geldi. Bugünlere ulaştık, evimize yeniden yerleştik çok şükür. 15 ay dolmadan evimizde oturmaya başladık. Devletten büyüğü yok. Devletimiz de, milletimiz de ellerinden gelen bütün desteği verdi. Bu destekler olmasaydı kendi başımıza toparlanmamız mümkün değildi. Allah devletimizden razı olsun" şeklinde konuştu.
"45 dakika ile 1 saat içerisinde evlerimiz yandı"
Kalemler Mahallesi Muhtarı Tahsin Uysal ise, 28 Temmuz 2021 sabahı köyün üzerini kaplayan siyah dumanlarla karşılaştıklarını söyledi. Vatandaşlarla birlikte yangına müdahale etmeye, hayvanları kurtarmaya ve evleri boşaltmaya çalıştıklarını belirten Uysal, "28 Temmuz 2021 tarihinde maalesef güne büyük bir faciayla başlamak zorunda kaldık. Köyümüzün üzerini kaplayan siyah dumanları gördüğümüzde yangın söndürme çalışmalarına başladık. Hayvanlarımızı kurtarmaya ve evlerimizi boşaltmaya çalıştık ancak yaklaşık 45 dakika ile 1 saat içerisinde evlerimiz yandı, hayvanlarımız telef oldu" dedi.
Bölgeye itfaiye ekipleri ile helikopterlerin sevk edildiğini aktaran Uysal, yangının büyüklüğü nedeniyle alevlerin önüne geçilemediğini ifade etti. Uysal, "Benim de aralarında bulunduğum köydeki birkaç vatandaşımızın vücudunda yanıklar oluştu. Yangında mahallemizde yaşayan iki yabancı uyruklu vatandaşımızı da kaybettik" diye konuştu.
"Evlerimizde huzur ve güven içinde yaşıyoruz"
Büyük Manavgat yangınında Kalemler Mahallesi'nde yaklaşık 50-55 evin yandığını belirten Uysal, devlet yetkililerinin bölgeye gelmesinin ardından çalışmaların hızla başladığını söyledi. Uysal, şöyle devam etti:
"Yürütülen çalışmalar sonucunda bir yıl bile dolmadan evlerimizi teslim aldık. Şu anda evlerimizde güven ve huzur içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Daha önce yemyeşil çam ağaçlarının bulunduğu bölgede simsiyah bir görüntüyle karşı karşıya kaldık. Daha sonra Orman Genel Müdürlüğü ile Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülen fidan dikim çalışmaları sayesinde aradan geçen beş yılın ardından dağlarımız ve tepelerimiz yeniden yeşermeye başladı. Fidanlar büyümeye devam ediyor."
"Yangın 15 kilometrelik mesafeyi 1,5 saatte katetti"
Yeniköy Mahallesi Muhtarı Abdullah Zeki Kavuklu, yangının çıktığı gün havanın çok sıcak ve poyrazlı olduğunu söyledi. Kavuklu, yangın sırasında Side'deki belediye binasında bulunduğunu anlatarak, "Dumanların yükseldiğini öğrenince hızla yangının çıktığı bölgeye doğru hareket ettim ancak yangın bizden daha hızlı ilerledi. Tahminime göre yaklaşık 15 kilometrelik mesafeyi 1-1,5 saat içerisinde katletti" dedi.
Yangın söndürme uçakları, helikopterler ve belediye ekiplerinin bölgeye geldiğini belirten Kavuklu, müdahalelere rağmen alevlerin önüne geçilemediğini ifade etti.
"Rüzgârın etkisi azalınca Yeniköy kurtuldu"
Yangında ilk olarak Kalemler Mahallesi'nin zarar gördüğünü belirten Kavuklu, "Bizim bulunduğumuz bölgede rüzgârın etkisi biraz azaldı. Bu sayede Yeniköy'ü kurtardık ve fazla kaybımız olmadı. Küllerin arasından doğa yeniden yeşerdi. Evler yapıldı. Karşı köyde TOKİ tarafından 100'e yakın ev ve ahır inşa edildi" ifadelerini kullandı.
"Yangının başladığı yer burası"
Kavuklu, yangının Salur Mahallesi'ne bağlı Yalamıklı'nın Çatalpelik mevkiinde başladığını belirterek, bölgede bulunan yaşlı bir kişinin ateşi kaçırdığını ileri sürdü. Kavuklu, "Yangının başladığı yer burası. Burası Salur Mahallesi'ne bağlı Yalamıklı'nın Çatalpelik mevkii. Bölgede gelip giden yaşlı bir amca vardı. Tarihî eserlere de merakı bulunuyordu. Ateşi buradan kaçırmış. Daha sonra kendisini yakaladık. Ters yöne gitmişti, aşağı tarafta bulduk. Jandarma ekipleri tarafından karakola götürüldü. Yangında yanmıştı, daha sonra hastanede vefat etti" dedi.


