Evini, arsasını ya da otomobilini satmak isteyenlerin yolu uzun zamandır büyük ilan platformlarından geçiyor. Emlakçılar ve galericiler açısından da durum farklı değil. Ancak sektör temsilcilerinin yıllardır en fazla şikâyet ettiği konulardan biri, ilan paketlerinin giderek yükselen maliyetleri.
Şimdi bu alanda yeni bir dönem başlıyor.
Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi, yani EİDS kapsamında yetki doğrulaması yapılmış taşınmaz ve araç ilanlarının sosyal medya platformlarında da paylaşılabilmesinin önü açıldı.
Bu karar ilk bakışta teknik bir düzenleme gibi görünebilir ancak özellikle emlak ve otomotiv sektöründe önemli sonuçları olabilir.
Çünkü artık doğrulanmış bir ilanı müşteriye ulaştırmanın tek yolu ilan siteleri olmayacak.
Gayrimenkul danışmanı Erkan Büyükarslan'ın dikkat çektiği nokta da tam olarak burada önem kazanıyor. Büyükarslan, ilan sitelerindeki paket ücretlerinin bazı durumlarda iş yeri kiralarını bile aşabildiğini ifade ediyor.
Eğer bir işletme müşterisine ulaşabilmek için her ay ciddi rakamları yalnızca ilan yayınlama bedeli olarak ödemek zorunda kalıyorsa burada maliyetlerin tartışılması kaçınılmaz hale geliyor.
Sosyal medya ise bunun karşısında oldukça güçlü bir alternatif.
Bugün milyonlarca insan gün içerisinde Instagram, Facebook ve diğer sosyal medya platformlarını kullanıyor. Vatandaş artık yalnızca ilan sitelerinde otomobil veya ev aramıyor. Sosyal medya hesapları, gruplar ve paylaşımlar da önemli bir pazarlama alanına dönüşmüş durumda.
Yeni düzenlemeyle birlikte EİDS doğrulamasının sosyal medya ilanlarında da kullanılabilmesi hem işletmelerin hareket alanını genişletebilir hem de rekabeti artırabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken başka bir konu var: Güven.
Sosyal medyada ilan paylaşımının yaygınlaşması, beraberinde sahte hesaplar ve yanıltıcı paylaşımlar konusunda daha fazla dikkat gerektirecektir. Bu nedenle EİDS doğrulamasının sağladığı güven mekanizmasının doğru şekilde uygulanması büyük önem taşıyor.
Vatandaş da sosyal medyada karşısına çıkan her ilanı gerçek kabul etmek yerine yetki ve doğrulama bilgilerini kontrol etmeli.
Diğer taraftan bu karar, ilan platformları açısından da yeni bir rekabet döneminin başlangıcı olabilir. Sektör temsilcileri sosyal medya üzerinden müşteriye daha düşük maliyetle ulaşmaya başlarsa, ilan sitelerinin paket fiyatlarını ve hizmet politikalarını yeniden değerlendirmesi gerekebilir.
Rekabetin olduğu yerde fiyat ve hizmet kalitesinin yeniden şekillenmesi de kaçınılmazdır.
Sonuçta teknoloji değişiyor, alışveriş alışkanlıkları değişiyor, müşteriye ulaşmanın yolları da değişiyor.
Emlakçı veya galericiyi birkaç internet sitesine mahkûm etmek yerine, doğrulanmış ilanların farklı dijital mecralarda paylaşılabilmesine imkan tanımak sektör açısından önemli bir adım.
Şimdi asıl mesele, bu yeni dönemin hem sektör temsilcisini rahatlatacak hem de vatandaşı sahte ve yanıltıcı ilanlardan koruyacak şekilde uygulanabilmesi.
Başarılabilirse kazanan yalnızca emlakçılar veya galericiler değil, daha fazla seçenek ve rekabet ortamına kavuşan vatandaş da olacaktır.


