Esenyurt'ta 15 yıl süren inşaat projesinde dolandırıcılık iddiası: 4 binden fazla mağdur var

Esenyurt'ta 15 yıl süren inşaat projesinde dolandırıcılık iddiası: 4 binden fazla mağdur var

Esenyurt'ta 15 yıl süren inşaat projesinde dolandırıcılık iddiası: 4 binden fazla mağdur var

Esenyurt’ta bir gayrimenkul firması tarafından 2011'de temeli atılan 7 bloktan oluşan yaklaşık 5 bin dairelik konut projesinde iddiaya göre binlerce kişi mağdur oldu. Evlerini teslim alanlar ise, içi tamamlanmamış ve metrekaresi küçük dairelerle karşılaştı. Firma 15 yıl içinde 7 bloktan sadece 3 bloğu tamamladı; yaklaşık 2 bin kişi evlerine kavuşurken aralarında hala tapularını teslim alamayanlar da var. İnşaatı bitmeyen 4 blokta hak sahibi olan 4 binden fazla kişi ise mağdur. Muhammed Özata, tapularını alırken kendilerinden bir daire bedeli kadar para istendiğini söyleyerek, "2019-2020 yıllarında teslim edildi. Tapuyu ilk etapta almadık. Tapunun üzerinde 500-600 tane haciz vardı. 2-3 tane de banka ipoteği vardı. Biz ilk etapta Tüketici Mahkemesi'nde bu ipotekleri ve takyidatları kaldırmak için dava açtık. Akabinde bir sulh süreci oldu. Biz de davamızdan feragat edip ekstra 3 katı tapu ücreti ödeyerek, biz tapumuzu aldık. Burada da açıkçası dolandırıldık, 3 katı tapu masrafı ödedik" dedi.

Mağdurlar konuyu yargıya taşırken Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. Avukat Mehmet Demircioğlu firmanın aynı metodu yurt dışında da kullandığını belirterek, "Daire büyüklüklerine göre 1 milyon liradan aşağı olmamak üzere 4, 5, 6 milyon liralara varan 'Gel daireni tekrar satın al' dedirten bir zorlamayla karşı karşıyayız. Bitirilmemiş halen 3 bin konuttan bahsediyoruz. Toplamda 7 blokluk bir proje burası. 3 bloğu teslim ettiler; Kınalı, Sedef ve Burgaz; ama 4 blok halen bekliyor. Bunlardan bir tanesi teslim edilecek diye 5 yıldan beri insanlar oyalanıyor" ifadelerini kullandı.

 

Esenyurt'ta 2010'da satışına başlanan temeli 2011'de atılan konut projesinde hak sahiplerine daireleri 2015 Aralık ayında teslim edilecekti. Firma daireleri teslim etmediği gibi tapularını almak isteyenlerden de bir daire bedeli kadar para istedi. Mağdurların şikayeti üzerine açılan davalar yaklaşık 13 yıldır sürerken, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütlü suçlar kapsamında soruşturma başlatıldı. Site yönetimine ilişkin iddiaların konu edildiği hukuk davası devam ederken, yönetimin yaklaşık 10 yıldır genel kurul yapmadan faaliyette olduğu, yüksek aidatlar topladığı iddia edildi. Binlerce kişinin şikayetçi olduğu, yurtdışından da binin üzerinde kişinin daire satın alarak mağdur olduğu olayda, ticari dükkan sahiplerinden da tapusunu alamayanlar olduğu öğrenildi. Şirket 2021 yılında iflasını ilan etti. 2022 yılında ise ikinci alacaklılar toplantısında iflas masası oluşturuldu.

 

'BİNLERCE MAĞDUR; BİTİRİLMEYEN BİR İNŞAAT VAR'

Projede yıllardır çözülemeyen bir mağduriyet yaşandığını belirten avukat Mehmet Demircioğlu, "Burada 13 yıldan beri devam eden bir mağduriyet vakası var. Yüzlerce, hatta yurt dışındaki mağdurlarla birlikte binlerce mağdur var. Bitmeyen bir inşaat var, bitirilmeyen bir inşaat var. Biz burada mağdurların avukatları olarak birçok defa kendilerinden bilgi, belge istememize rağmen şirket hiçbir şekilde uzlaşmıyor. Sebebine gelince; burada hileli biçimde oluşturulmuş bir iflas düzeneği var. İflas masası şirketin eski çalışanları ve tanıdıklarından oluşturulmuş. Bir özel bankayla da anlaşarak bu iflas masasını oluşturdukları için elleri çok güçlü. Şu anda bütün borcunu ödemiş ve malik olması gerekirken kendi hakkı olan tapuyu tekrar bedeline yakın bir para istenilerek, buna da 'Sulh sözleşmesi' ile bir kılıf bulunarak insanların mağdur edildiği bir faciayla karşı karşıyayız" dedi.

 

'İNSANLARA HAKKI OLAN TAPU TEKRAR PARAYLA SATILMAK İSTENİYOR'

Hak sahiplerinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmelerine rağmen yeni ödeme talepleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Demircioğlu, "Farklı daire tipleri için farklı fiyatlar öngörmüşler. En küçük daire olan 1+1 daire için bile bugün güncel değerinin çok daha altında seyrediyor, 2,5 milyona bile satılamıyor. Olması gerekenin çok altında bir rakam bu. Burada bile insanlardan milyon liranın üzerinde para talep ediliyor ve insanlara hakkı olan tapu, tekrar parayla satılmak isteniyor. Burada bunu iflas masasının yetkisine dayanarak yapıyorlar. İflas masasını oluşturanlar yine kendileri. Daire büyüklüklerine göre 1 milyon liradan aşağı olmamak üzere 4, 5, 6 milyon liralara varan, adama 'Gel, daireni tekrar satın al' dedirten bir zorlamayla karşı karşıyayız. Bitirilmemiş halen 3 bin konuttan bahsediyoruz. Toplamda 7 blokluk bir proje burası. 3 bloğu teslim ettiler; Kınalı, Sedef ve Burgaz; ama 4 blok hala bekliyor. Bunlardan bir tanesi teslim edilecek diye 5 yıldan beri insanlar oyalanıyor" ifadelerini kullandı.

 

'FAHİŞ AİDATLAR TOPLANIYOR HESAP VERİLMİYOR'

Demircioğlu, "Davada aslında belli bir aşama yok. Çünkü hukuki olarak insanların önünü tamamen kesmişler. Hukuk davaları sonuçsuz kalıyor. Burada biz kalan tek yolun üzerine gittik. Burada örgütlü bir yapı var. Bu örgütlü yapı, sistemli biçimde burayı yavaş yavaş ele geçirmiş. Mağdurların haklarını savunduğunu, kendilerinin atadığını kağıt üzerinde düşündükleri iflas masasının üyeleri, aslında hiçbir şekilde mağdurlarla bağlantılı değiller. Mağdurların bu insanların kim olduğuyla ilgili en ufak bir fikri yok. Bu yüzden biz bu örgütlü yapıyı, örgüt şemasıyla birlikte ortaya koyduk. Mesela burada tapusunu almış ama halen o biten 3 tane blokta oturup şu anda iflas eden ve iflas ettikten sonra bu sistemin başında kontrolsüz biçimde kalan bu şirketin ellerindeler. Yönetim bu şirketin elinde. Fahiş aidatlar toplanıyor, bu aidatların nereye gittiği belli değil, hesap verilmiyor. İçeride yapılan herhangi birşey yok, hizmet yok" diye konuştu.

 

'AYNI METODLA YUNANİSTAN VE BULGARİSTAN'DA DA PARA ALMIŞLAR'

Yurtdışında da mağdurların olduğundan bahseden avukat Demircioğlu, "Bu firma bunu sadece Türkiye'de de yapmıyor. Aynı firma Bulgaristan'da, Yunanistan'da ve Kıbrıs'ta benzer değil, aynı şekilde, aynı yöntemle, aynı metodla insanların paralarını alıp evlerini teslim etmedi. Buradaki dolandırıcılık vakası, yurt içi ve yurt dışını da işin içerisine kattığımızda 1 milyar doların kesinlikle üzerinde. Ben bütün mağdurlara şunu syledim. Eğer siz bu sözleşmeyi imzaladığınızda işlemin noterden olmasını isteseydiniz ve bugün tapuya şerh koysaydınız bugün anlaştıkları özel bankayla anlaşamayacaklardı. Bu işin patronu halen Türkiye'ye rahat bir şekilde girip çıkabiliyor. Herhangi bir arama, herhangi bir yakalama kararı da henüz mevcut değil. Bu şirketin patronu bu proje başladığında en yüksek emlak satış bedelini emlakçılara vererek burada ciddi bir hareket sağladı. O zaman çok konuşuldu, üzerinde çok tartışıldı. Geldiğimiz noktada bu insanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmeyip burada sadece para ödemeye başladıkları için şirket boşta kalan daireleri, bahsettiğimiz özel bankaya ipotekleyerek buradan büyük bir kredi alıyor. Aslında olay biraz da orada başlıyor. Banka tekrar kendi parasını istediğinde, malik olması beklenen insanlardan tapularını alamadığı anda bu sebep gösteriliyor ve bir karışıklık ortaya çıkıyor" dedi.

 

'İFLAS MASASINI OLUŞTURANLAR ŞİRKETİN ESKİ ÇALIŞANLARI'

Demircioğlu, "Burada iflas ettiğini ortaya koyan şirket, ikinci alacaklılar toplantısını yapıp iki özel bankayla özel bir anlaşma yaparak buradaki mağdurların, hak sahibi olması gereken insanların ellerindeki sözleşmeleri hiçe sayacak bir yola girdiler. İflas masasını birlikte oluşturdular. İflas masasını oluşturan kişiler, bu şahıslar, bu şirketin eski çalışanları. Bu şirketin akrabaları, tanıdıkları. Mağdurların tarafında herhangi bir isim yokken sanki mağdurları temsilen bu masadalarmış gibi bu anlaşmaları yaptılar. Daha sonra da 'Mağdurların sadece sözleşmelerindeki paraları ödeyeceğiz, tapular bizimdir' dediler ve bu tapuları bir hileli ihaleyle aynı özel bankaya teslim ettiler. Bu özel banka da anlaşmanın gereğini yerine getirerek zannediyorum buraların satış hakkını bu iflas eden şirkete verdi. Bu şirket bu daireleri insanlara sattı. Sattığında parasının yarısını bu özel bankanın hesabına, yarısını ise elden aldı. Böyle yüzlerce daire satıldı. Şimdi geldiğimiz bu noktada insanlar çaresiz çünkü iflas masasının yetkileri kullanılıyor. İflas masasını ortaya sürerek, bu yetkileri kullanarak insanları mağdur ettikleri bir ortamdayız" diye konuştu.

 

'4 BLOK HİÇ BİTMEMİŞ'

Demircioğlu, "Toplamda bitmeyen daire sayısı 3 bin. 4 blok hiç bitmemiş. Dış cepheleri yapılmış ama içleri bitmemiş. Tapuları da teslim edilen var, edilmeyen var. Diğer bloklarda tapularını alamayanlar da işin içerisine katıldığında bu rakam 4 binler civarında. Binlerce insan şu anda mağdur. Bu konut içerisinde 4 binden fazla mağdur var ve bu mağduriyetlerin giderilmesi de gerçekten şu anki gidişatla pek mümkün gözükmüyor. Sulh sözleşmesi adı altında, bu insanlar bütün borçlarını ödemiş olmalarına rağmen tapularını almaları gerekirken bize 'Bu bedeli ödeyeceksin' ki bu bedel daire parasına yakın 'Biz daha sonra senin tapunu veririz. Yoksa alacağın para 350-400 bin' diyorlar. Buradaki dolandırıcılık vakası yurt içi ve yurt dışını da işin içine katarsak 1 milyon doların üzerinde.Burada normal bir hileli iflas söz konusu değil. Hileli iflas tek başına büyük bir sorun ve ispatı zor iken burada işin içerisinde örgütlü bir yapı var. Sistemli biçimde, on yıllarca süre içerisinde yavaş bir şekilde bu işi dokumuşlar" dedi.

 

'ARADAN 10 YIL GEÇTİ DAİREYİ TESLİM ALAMADIK'

Projeye 2013 yılında dahil olduğunu anlatan mağdur Ali Talaş, "Yoldan geçerken bilboardlarda gördüm. Daireyi maketten, ilk topraktan aldım. Hiçbir daire yokken, proje ortada yokken aldık. Bu projeye 2013'te dahil olduk, 2013'te Heybeli Blok'tan aldık. Orada 5. kat, 2F tipi daire aldık. 2015 Aralık'ta teslim etmeleri lazımdı. Aradan 10 yıl geçti, henüz daire ortada yok, teslim alamadık. Bugünkü parayla toplam 415 bin lira bedelle aldık. 2015 Aralık'ta teslim olacaktı. 2015 Aralık teslim olmadığı sürece o günkü parayla kira bedeli ödeyeceklerdi. Ne kira bedeli ne daire hiçbir şey teslim alamadık" diye konuştu.

 

'EKSTRA 3 MİLYON 600 BİN LİRA TALEP EDİYORLAR'

Talaş, "10 yıldır biz hakkımızı arıyoruz. Üstelik bizden ekstra para talep ediyorlar. Bir daire parasından fazla para talep ediyorlar. Bize 'Mahkemede dava verebilirsiniz' dediler. Bu daireyi 415 bin lira bedelle aldık. 415 bin lira bedelle almamıza rağmen, bu parayı ödememize rağmen ekstra bizden 3 milyon 600 bin lira daha talep ediyorlar. Burada mağdur olan sıkıntı çeken benim. Bir de benim dairede 20 metre eksik var, onu da kabullenmiyorlar; çünkü mimarla biz ölçtük. Normalde mağdur olan ben, bu arkadaşlar tekrar ekstra bizden 3 milyon 600 bin lira para istiyorlar. Bu parayı ne diye istiyorlar cevap da vermiyorlar. Firma burada tekrar ekstra bizi üçüncü, dördüncü defa dolandırmaya çalışıyor. Böyle bir hakları yok. Beklentimiz bir an önce bizim tapuların verilmesi, dairelerimizin teslim edilmesidir. En kısa sürede bunun neticelenmesini istiyoruz. 2013'te başka bir firmadan veya başka bir inşaat firmasından bugünkü şartlarda 415 bin liraya bir daire almış olsaydım, bugünkü bu dairenin değeri 25 milyondu. Buradan şu anda biz hukukun çok kısa bir sürede neticelenmesini istiyoruz" dedi.

 

'3 KATI ÜCRET ÖDEYEREK TAPUMUZU ALDIK'

Yaşadıkları sorunları anlatan Muhammed Özata ise, "Emlakçıların öneri ve tavsiyesiyle bu projeyi öğrendik. 2013 yılında projeye dahil olduk. Sedef Blok'ta 2+1 bir adet daire satın aldım. 24 taksitli ödeme planıyla, yaklaşık 240 bin lira civarındaydı ama natamam daireler. Daireyi teslim aldıktan sonra ekstra içini biz kendimiz tamamladık. Daire normalde bizim elimize 2015'te teslim edilecekti. Biz bu arada bütün parayı ödedik. 2019-2020 yıllarında teslim edildi. Tapuyu ilk etapta almadık. Tapunun üzerinde 500-600 tane haciz vardı. 2-3 tane de banka ipoteği vardı. Biz ilk etapta Tüketici Mahkemesi'nde bu ipotekleri ve takyidatları kaldırmak için dava açtık. Akabinde bir sulh süreci oldu. Biz de davamızdan feragat edip ekstra 3 katı tapu ücreti ödeyerek tapumuzu aldık. Burada da açıkçası dolandırıldık, 3 katı tapu masrafı ödedik. Bunun karşılığında da bizden yüksek aidatlar istiyorlar. Net 70 metrekarelerden 10 bin lira civarı bizden aidat istiyorlar. Biz bu konuda da mağduruz. Bize vaat edilen o gerçeklerle, yaşadığımız gerçekler arasında çok ciddi fark var. Sitede hiçbir kalite sözkonusu değildir. Hiçbir temizlik, hiçbir güvenlik sözkonusu değildir. Biz şu anda site yönetiminden ciddi anlamda mağduruz" ifadelerini kullandı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...



Bu sayfa da yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan duzcetv.com sorumlu tutulamaz.